Fındık hasadı yaklaşırken, Karadenizli üreticiler artan maliyetler ve düşen rekolte nedeniyle kaygılı. Çiftçiler Sendikası (Çiftçi-Sen), 2025 yılı fındık sezonuna ilişkin hazırladığı kapsamlı değerlendirmede, yaşanan doğa olayları ve zararlıların etkisiyle rekoltenin yüzde 50'ye varan oranda azalabileceğini belirtti. Sendika, fındığın kilogram başına maliyetinin 180 TL olduğunu vurgulayarak, alım fiyatının en az 280 TL olması gerektiğini duyurdu.
Sendika Başkanı Ali Bülent Erdem ve Genel Sekreter Bahri Öner tarafından yapılan ortak açıklamada, Nisan ayında yaşanan don, devam eden kuraklık, ayaz ve kahverengi kokarca zararlısının bu yılki rekoltede ciddi bir düşüşe neden olduğu bildirildi. Ancak buna rağmen piyasada rekoltenin yüksek gösterildiği ve bu şekilde fiyatların baskı altına alındığı ifade edildi.
Çiftçi-Sen, sadece üretim koşullarına değil, aynı zamanda tarım politikalarına da eleştiriler yöneltti. Özellikle Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) sistemine yönelik açıklamalarda, yüksek primler nedeniyle üreticilerin büyük bölümünün sigortadan yararlanamadığı belirtildi. Verilere göre, devlet 2006’dan bu yana TARSİM’e 34,5 milyar TL destek verirken, üreticilere yapılan toplam tazminat ödemesinin 33 milyar TL ile sınırlı kaldığı açıklandı. Sendika, bu tabloyu “devletin üreticiden çok sigorta şirketlerini desteklemesi” olarak değerlendirdi.
Fındıkta yaşanan ekonomik sıkıntıların önüne geçilmesi için, fındığın kilogram maliyetine %25 üretici kârı ve %25 insanca yaşam payı eklenerek en az 280 TL’lik bir fiyat açıklanması gerektiği savunuldu. 2024 yılında önerilen 195 TL’lik fiyat yerine açıklanan 130 TL’lik taban fiyatın üreticiyi büyük zarara uğrattığı hatırlatılırken, 2025’te 220 TL’ye kadar çıkan fındık fiyatının da beklentileri karşılamadığı ifade edildi.
Açıklamanın sonunda Çiftçi-Sen, hükümete ve kamuoyuna yönelik yedi maddelik bir çağrı yaptı. Bu çağrılar arasında Köylü Hakları Deklarasyonu’na uygun politikaların hayata geçirilmesi, FİSKOBİRLİK’in demokratikleştirilmesi, kooperatiflerin desteklenmesi, lisanslı depoculuğun kamu eliyle düzenlenmesi, iklim krizinden etkilenen üreticilerin zararlarının karşılanması, TARSİM’in yeniden yapılandırılması ve mevsimlik işçilerin sosyal haklarının iyileştirilmesi gibi adımlar yer aldı.
“Gıda egemenliği hemen şimdi, köylü hakları hemen şimdi!” çağrısıyla tamamlanan açıklama, üretici odaklı ve adil tarım politikaları için acil eylem talebini yeniden gündeme taşıdı.

