Hayret edilecek şekilde bir bakış açısı ile karşı karşıyayız. Neymiş, İmamoğlu gözaltına alınmış; alınamazmış… Neymiş, tutuklanacakmış; tutuklanamazmış… Neymiş, bu adalet değil, siyasi operasyonmuş…
İnsanlarda mantık yürütme yetisi nerde kaldı? İzan nerde kaldı…
Önce bir dava dosyasının içeriğine bakmak lazım değil mi?..
yüzlerce sayfaya şöyle bir gözatmak lazım değil mi?
Valla ben önce dava dosyasındaki o sayfalara bakıyorum… Kanım donuyor. Sizin kanınız donmuyor mu?
560 milyar liradan başlayıp 1 trilyon liraya yaklaşan rüşvet, zimmet, haraç, nitelikli dolandırıcılık, ihaleye fesat karıştırma, irtikap, kişisel verileri ele geçirme, haksız zenginleşme ve naylon faturalarla para aklama ağı oluşmuş…
Bu hususta vatandaşın bil fiil şikayetleri ve delilleri var…
MASAK raporlarından vatandaş şikayetlerine kadar bir sürü deliller ortada…
Bölücü örgüt üyeleri ile iş birliği ve teröristlerin işe alınması var… Adamların terör örgütü üyesi olduğu bu günlük bir mevzu olmadığı ortada…
Devletin aylardır yürüttüğü izleme ile elde ettiği deliller ortada…
Hadi bu devletin edindiği delilleri saymasanız bile, vatandaşların bil fiil ifadeleri, şikayetleri, ihbarları ve getirdiği deliller var…
Şimdi bütün bu fiiller ortadayken.. Bu fiilleri görmeden mevzuya sadece Ekrem İmamoğlu ve avaresinin gözaltına alınması ve yargılanması üzerinden bakıp derinliği görmemezliğe gelmek kasti bir tavır değilse; kesinlikle bir idrak, mantık ve izan bozukluğuna işaret ediyor…
Tamam, üç beş insana bu teşhis konulabilir de, milyonlarca insana bu teşhisi koymak garibime gidiyor…
Zira eğitimsizinden eğitimlisine bu kadar mı akıl ve izandan yoksun bir topluluk var içimizde…
Bu bir sağlık sorunu ise, psikoloklara çok iş düşüyor. Yok hastalıklı bir ideolojik militanist sorun ise de, devlete çok iş düşüyor….
Mevzulara “Olgu” dan değil, “fiil” den bakmayan bir bir toplumda ( ki bu bilim kuralıdır); ne bilim, ne de siyaset gerçekçi bir zemine oturabilir…
Zira tıbbi ve psikolojik bir müdehale gerektiriyor…