Kilo almayı etkileyen yeni bir genetik mekanizma mı keşfedildi? Bazı insanların daha hızlı enerji yakmasının arkasında genetik bir neden olabilir mi? Nature dergisinde yayımlanan bilimsel bir araştırmada, insan metabolizmasının enerjiyi kullanma biçimiyle bağlantılı nadir bir gen mutasyonu tespit edildi. Yaklaşık her 7 bin kişiden birinde görüldüğü belirtilen genetik değişimin, vücudun enerjiyi depolamak yerine daha fazla harcamasıyla bağlantılı olduğu bildirildi. Araştırmanın verilerine göre bu işlev kaybı mutasyonunu taşıyan kişilerde obezite ve Tip 2 diyabet görülme riskinin yüzde 60'a kadar daha düşük olabileceği belirlendi. Deneylerde kilo alımının daha yavaş gerçekleştiğine ilişkin sonuçlar da elde edildi. Ancak araştırmacılar, genin iki kopyasının da işlevini kaybetmesinin farklı sağlık risklerini beraberinde getirebileceğine dikkat çekiyor.
Nadir Gen Mutasyonu Enerji Yakımını Etkiliyor
İngiltere merkezli bilimsel yayın Nature'da yer alan araştırmada, insan metabolizması ve enerji kullanımıyla bağlantılı nadir bir genetik değişiklik incelendi.
Araştırmacıların elde ettiği verilere göre söz konusu mutasyon yaklaşık 7 bin kişiden birinde bulunuyor. Genin işlevinde meydana gelen kayıp, organizmanın aldığı enerjiyi depolama ve kullanma biçiminde değişikliğe yol açıyor.
Normal şartlarda depolanabilecek enerjinin bu genetik değişimi taşıyan kişilerde daha fazla yakıldığı ifade ediliyor. Araştırmada bu durumun kilo kontrolü ve metabolik hastalıklarla ilişkisi de değerlendirildi.
Elde edilen bulgular, mutasyonu taşıyan kişilerde obezite ve Tip 2 diyabet riskinin yüzde 60'a kadar daha düşük olabileceğine işaret etti.
Deney aşamasında yapılan incelemelerde mutasyonu taşıyan deneklerin kilo alma hızının daha düşük olduğu da kaydedildi. Çalışmada kansere karşı direnç konusunda da bazı bulgular elde edildi.
Araştırmacılardan Kalp Hastalıkları Uyarısı
Araştırmanın ortaya koyduğu sonuçlar, genetik mekanizmanın gelecekte obezite ve metabolizma üzerine yapılacak yeni çalışmalar açısından incelenebileceğini gösteriyor. Bununla birlikte araştırmacılar genin işlevini kaybetmesinin her durumda olumlu bir etki oluşturmadığına dikkat çekiyor.
Genin iki kopyasının da devre dışı kalması halinde kalp hastalıkları açısından risk oluşabileceği belirtiliyor. Bu nedenle araştırmada tespit edilen genetik değişimin doğrudan bir zayıflama yöntemi veya obezite tedavisi olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.
Çalışmada elde edilen veriler, nadir görülen gen mutasyonunun enerji tüketimi, kilo alımı, obezite ve Tip 2 diyabet arasındaki bağlantısının daha ayrıntılı araştırılmasına imkan sağlayabilir.
Yeni bulguların tedaviye dönüştürülüp dönüştürülemeyeceğinin anlaşılması için genin vücuttaki diğer görevleri ve uzun vadeli etkileri üzerinde daha fazla bilimsel çalışmaya ihtiyaç bulunuyor.

