Türkiye’de yaz aylarında artan orman yangınları, yalnızca çevreyi değil insan sağlığını da ciddi şekilde etkiliyor. Türk Toraks Derneği Çevre Sorunları ve Akciğer Sağlığı Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Nilüfer Aykaç, özellikle yangın dönemlerinde oluşan hava kirliliği konusunda önemli uyarılarda bulundu. Yangınlar sırasında havaya yayılan zararlı partiküllerin, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) sınır değerlerinin 10 ila 20 katına kadar çıktığına dikkat çekildi.

Yangın bölgelerinde en çok karşılaşılan sorunlardan biri, ince partikül madde 2.5 seviyelerinin hızla yükselmesi. Aykaç, 2021 yılında yaşanan Muğla ve Antalya yangınlarını örnek vererek, bu bölgelerde ölçülen değerlerin DSÖ limitlerini 20 kat aştığını belirtti. Bu durumun hem kısa vadeli hem de uzun vadeli sağlık risklerine yol açtığına dikkat çekildi.

Yangın dumanına maruz kalındığında, özellikle 0-6 yaş grubu çocuklar ve kronik hastalığı bulunan bireyler daha fazla etkileniyor. Yangın dönemlerinde acil başvurularda artış yaşandığını belirten Aykaç, çocuklarda solunum yolu enfeksiyonları ve öksürük gibi belirtilerin, yetişkinlerde ise akciğer kapasitesinde ortalama yüzde 6 azalma gözlemlendiğini vurguladı.

Yangınlardan kaynaklı hava kirliliği sadece yangın alanıyla sınırlı kalmıyor. Yangın yerinden 50 kilometre uzaklıkta bile, ince partikül seviyeleri normalin beş-altı katına çıkabiliyor. Bu da özellikle kalp-damar hastalıkları olan bireylerde hastane yatış oranlarının artmasına neden oluyor.

Yangın dumanının içerdiği karbonmonoksit, ince toz parçacıkları ve toksik gazlar, solunum sisteminde ciddi sorunlara yol açabiliyor. Özellikle astım ve bronşit hastalarında alevlenmeler, nefes darlığı, öksürük gibi yakınmalar belirgin şekilde artarken, dumanın içeriğindeki zararlı maddeler kalp krizi, ritim bozukluğu ve hipertansiyon krizleri gibi akut sağlık sorunlarını da tetikleyebiliyor.

Uzun süreli maruziyetin ise daha kalıcı sağlık sorunlarına yol açabileceği ifade ediliyor. Aykaç, haftalar veya aylar süren maruziyetin akciğer fonksiyonlarını kalıcı olarak etkileyebileceğini, KOAH riskini artırabileceğini ve kanserojen maddeler nedeniyle kalp-damar hastalıkları ve solunum yolu kanserlerinin görülme olasılığının yükseldiğini belirtti.

Uzmanlar, yangın bölgelerine yakın yaşayan bireylerin mümkünse dışarı çıkmamaları, maske kullanmaları ve iç ortam hava kalitesini koruyacak önlemler almaları gerektiğini vurguluyor.