Ordu’da faaliyet gösteren taş ocağında 3 Kasım 2025 tarihinde meydana gelen kütle kayması sonrası yürütülen teknik inceleme süreci tamamlandı. Göçükte iki işçi yaşamını yitirmiş, birinin cansız bedenine ulaşılmış, diğer işçi için sürdürülen arama çalışmaları ise yeni bir göçük riski nedeniyle valilik kararıyla durdurulmuştu. Arama faaliyetlerinin gelecekte yeniden başlatılabilmesi için öncelikle zemin güvenliğinin sağlanması gerektiği ifade edilmişti.

AFAD Başkanlığı tarafından başlatılan teknik destek süreci kapsamında Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Heyelan Uygulama ve Araştırma Merkezi uzmanları, 6-7 Kasım tarihlerinde sahada ayrıntılı bir değerlendirme gerçekleştirdi. Elde edilen veriler, taş ocağındaki yapısal zafiyetlerin mevcut göçüğe zemin hazırlamış olabileceğini ortaya koydu.

Stabilite Açısından Kritik Bulgular

Sahada yapılan analizlerde, taş ocağında işletilen kaya kütlesinin kırmızı renkli kireçtaşı ve marnlardan oluştuğu belirlendi. Bu kayaçların bünyesinde bulunan süreksizliklerin yamaç dışına eğimli olması, stabilite açısından ciddi bir tehlike oluşturuyor. Ayrıca ocağın üst kesimlerinde önceden meydana gelmiş gerilme çatlaklarının bulunduğu ve bu çatlakların mevcut göçükle ilişkili olabileceği ifade edildi.

Heyet tarafından yapılan değerlendirmede, saha genelinde daha önce de kısmi kütle hareketlerinin yaşandığı, güney ve güneydoğu bölgelerinde ise eski bir heyelan sahasının yer aldığı tespit edildi. Tüm bu yapısal koşulların mevcut göçüğün meydana gelmesinde etkili olduğu ifade edildi.

Patlatmaların Etkisi ve Çatlak Deformasyonu

Raporda ayrıca, taş ocağında gerçekleştirilen patlatmaların zeminde düzensiz çatlaklara yol açtığı ve bu durumun özellikle üst kotlardaki yamaç stabilitesini olumsuz etkilediği belirtildi. 7 Kasım 2025 tarihi itibarıyla yapılan gözlemlerde, gerilme çatlaklarının genişlemeye devam ettiği ve deformasyonun ilerlediği görüldü.

Heyelan Uygulama ve Araştırma Merkezi, öncelikli olarak bölgede oluşan kütle hareketi riskini ortadan kaldırmaya yönelik mühendislik projelerinin gündeme alınması gerektiğini belirtti. Aynı zamanda bölgede olası yeni risklerin önüne geçilmesi ve benzer olayların tekrar etmemesi için detaylı teknik analizlerin sürdüğü bildirildi.