Arıkan, açıklanan rakamın yüksek enflasyon ve artan üretim maliyetleri karşısında üreticinin beklentisini karşılamadığını söyledi. Fındık fiyatındaki yüzde 27,5’lik artışın kâğıt üzerinde zam gibi görünse de üretici açısından reel bir kayıp anlamına geldiğini savundu. Arıkan, fiyat belirlenirken resmi enflasyon verileri yerine çiftçinin gerçek giderlerinin dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

Fındık alım fiyatının açıklanmasının ardından Karadeniz’de üreticilerin tepkileri sürerken, siyasi partilerden de değerlendirmeler gelmeye devam ediyor. Mazot, gübre, zirai ilaç, işçilik ve nakliye giderlerindeki artışa dikkat çeken Arıkan, belirlenen fiyatın üreticinin bir yıllık emeğini karşılamaktan uzak olduğunu belirtti.

Mahmut Arıkan: Fındık Üreticisi Bir Kez Daha Hayal Kırıklığına Uğradı

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, yaptığı açıklamada fındık alım fiyatının yüzde 27,5 artırılarak 255 TL’ye çıkarılmasının sahadaki ekonomik gerçeklerle örtüşmediğini ifade etti. Üreticinin maliyetlerinin açıklanan artış oranının çok üzerinde yükseldiğini belirten Arıkan, çiftçinin emeğinin her geçen gün daha fazla değer kaybettiğini söyledi.

Arıkan, “Fındık alım fiyatını yüzde 27,5 artırarak 255 TL’ye çıkaran iktidar; artan maliyetler ve yüksek enflasyon karşısında emeği her geçen gün değersizleşen üreticimizi bir kez daha hayal kırıklığına uğratmıştır” sözleriyle kararı eleştirdi.

Fındık üretiminin yalnızca hasat döneminden ibaret olmadığını vurgulayan Arıkan, üreticinin yıl boyunca bahçe bakımı, ilaçlama, gübreleme, işçilik ve nakliye gibi birçok kalemde harcama yaptığını hatırlattı. Açıklanan rakamın bu giderleri karşılamaya yetmediğini savunan Arıkan, üreticinin borç yükünün de giderek arttığına dikkat çekti.

Tarım sektöründeki temel girdi maliyetlerinin ciddi oranda yükseldiğini belirten Arıkan, fındığa yapılan artışın gerçek anlamda bir zam olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi. Mazot, gübre, zirai ilaç, işçilik ve nakliye giderlerindeki artışların çiftçinin kazancını daha ürününü satmadan azalttığını ifade etti.

Arıkan, “Mazot, gübre, zirai ilaç, işçilik ve nakliye maliyetleri katlanırken; fındığa yapılan bu artış zam değil, reel olarak indirimdir” dedi. Açıklanan fiyatın üreticinin cebine girmeden eridiğini belirten Arıkan, mevcut fiyat politikasının çiftçiyi üretimden uzaklaştırabileceği uyarısında bulundu.

Fındık üreticisinin geçimini sürdürebilmesi ve gelecek sezon yeniden üretim yapabilmesi için maliyetlerin üzerinde bir gelir elde etmesi gerektiğini kaydeden Arıkan, yalnızca enflasyon oranına dayalı fiyat artışlarının yeterli olmadığını söyledi. Fiyat belirlenirken üreticinin gerçek giderleri, emeği ve ürünün ülke ekonomisine sağladığı katkının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Resmî enflasyon verilerinin çiftçinin günlük hayatında karşılaştığı maliyet artışlarını tam olarak yansıtmadığını savunan Arıkan, fiyatlandırma politikasının hakkaniyetli bir zemine oturtulması çağrısında bulundu.

Arıkan, “Çiftçinin alın teri, makyajlanmış enflasyon rakamlarına göre değil; hakkaniyet ve gerçek üretim maliyetlerine göre karşılık bulmalıdır” ifadelerini kullandı.

Fındığın Türkiye’nin önemli tarımsal ihracat ürünlerinden biri olduğuna dikkat çeken Arıkan, üreticinin korunmasının yalnızca bölgesel değil, ekonomik ve stratejik bir mesele olduğunu belirtti. Arıkan, çiftçinin emeğinin karşılığını alabildiği, maliyetlerini karşılayabildiği ve üretime devam edebildiği bir fiyat politikasının uygulanması gerektiğini ifade etti.