Ev sahipleri ile kiracılar arasında yaşanan tahliye gerilimlerine bir yenisi daha eklendi. Özellikle büyükşehirlerde kentsel dönüşümün hız kazanmasıyla birlikte, bazı ev sahipleri “kendi evim dönüşüme giriyor, senin oturduğun daireye taşınacağım” diyerek kiracılarına çıkmaları yönünde bildirimde bulunuyor. Peki bu gerekçe gerçekten geçerli mi? Kiracı hakları ne diyor?
İstanbul’da iki yıldır aynı dairede oturan bir kiracı, yeni malikin sözlü bildirimi üzerine evini boşaltması istendi. Yeni malik, oturduğu evin kentsel dönüşüm kapsamına alındığını ve başka bir evi bulunmadığını belirterek, kiracının yaşadığı daireye taşınmak istediğini ifade etti. Ancak bu talep ne yazılı bildirildi ne de yasal bir bildirim süreciyle desteklendi.
Uzmanlara göre, kentsel dönüşüm ihtiyacı tahliye için geçerli bir gerekçe olabilir. Ancak bunun mahkeme yoluyla ispat edilmesi gerekiyor. Kiracı isterse bu gerekçeye itiraz edip dava sürecinin başlatılmasını talep edebilir. Mahkeme, bina için alınmış riskli yapı raporları gibi resmi belgelerle karar verir.
Ev sahibi dava açmadan tahliye ettirebilir mi?
Avukat Ali Güvenç Kiraz’a göre:
-
Ev sahibi, kira dönemi dolmadan tahliye isteyemez.
-
Yazılı ihtarname şart değil, ancak sözlü beyanla da tahliye gerçekleşmemişse ev sahibi dava açmak zorundadır.
-
Kiracı dava sonucu mahkemece çıkarılırsa ve ev sonrasında başkasına kiralanırsa, eski kiracı bir yıllık kira bedeli kadar tazminat talep edebilir.
Hayır. Mal sahibinin vefatı, mevcut kira sözleşmesini geçersiz kılmaz. Mirasçılar aynı şartlarla kira sözleşmesini devralır ve yeni bir sözleşme yapmak zorunlu değildir. Ancak kira ödemeleri doğru kişilere yönlendirilmeli, aksi takdirde hukuki sorunlar doğabilir.
Eğer ev sahibi kentsel dönüşüm gerekçesini sadece tahliye amacıyla kullanıyor ve gerçekte bu dönüşüm süreci başlamamışsa, bu durum mahkemede geçersiz sayılabilir. Bu nedenle kiracılar, bu tür durumlarla karşılaştığında resmî belgeleri ve dava yolunu talep ederek süreci yasal zemine taşıyabilir.

