Günümüzde çocuk sahibi olmak, geçmişe göre daha zor hale geliyor. Tüp Bebek ve İnfertilite Derneği (TÜBİD) tarafından düzenlenen kongrede, Türkiye başta olmak üzere birçok ülkeden uzmanlar, genç yaşta bile azalan doğurganlık kapasitesine dikkat çekti. Kongrede konuşan TÜBİD Başkanı Prof. Dr. Bülent Tıraş, son yıllarda genç çiftlerde de anne-baba olabilme şansının giderek düştüğünü belirtti.

Doğurganlık oranlarındaki düşüş, sadece ileri yaşlarla sınırlı kalmıyor. Genç kızlarda yumurta rezervlerinde ciddi düşüşler görülürken, erkeklerde de sperm sayısı ve kalitesi alarm verici seviyelere ulaştı. Tıraş, bu durumun birçok farklı etkene bağlı olarak geliştiğini, ancak çevresel koşullar ve yaşam tarzının doğrudan etkili olduğunu vurguladı.

Obezite, Üreme Sağlığını Tehdit Ediyor

Obezitenin kadın ve erkeklerde doğurganlık üzerinde ciddi olumsuz etkileri olduğunu belirten Tıraş, tüp bebek tedavisinde fazla kiloların başarı oranını düşürdüğünü söyledi. Obeziteye bağlı olarak gelişen diyabet, hipertansiyon ve bu hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar da gebelik şansını azaltıyor. Bu nedenle bazı çiftlerde, tüp bebekten önce 'tüp mide' ameliyatı öneriliyor.

Kısırlık Genç Yaşlara İndi

Türkiye'de kısırlık oranının yüzde 15 seviyelerinde olduğunu belirten Tıraş, bu sorunun artık 20'li yaşlara kadar indiğini söyledi. Genetik faktörler, stres, obezite, tarım ilaçları, hormonlu ve katkı maddeli gıdalar gibi birçok neden, üreme sağlığını doğrudan etkiliyor. Kadınlarda erken menopoz sıklığının arttığını, erkeklerde ise sperm parametrelerinin ciddi şekilde düştüğünü ifade etti.

Yumurta ve Sperm Dondurma Önerisi

Prof. Dr. Tıraş, genç kadınların doğurganlık durumlarını FSH ve AMH gibi hormon testleriyle düzenli olarak kontrol ettirmesini öneriyor. Ayrıca yumurtaların rezerv düşmeden dondurulmasının ileride çocuk sahibi olma şansını artıracağını belirtti. Türkiye’de bu işlem sadece rezerv düşüşü sonrası mümkünken, yeni yönetmelik değişikliğiyle daha erken yaşta dondurma hakkının verilmesi gündemde.

Kongrede son yıllarda uygulanmaya başlanan PRP ve eksozom tedavileri de gündeme geldi. Bu yöntemlerin yumurta ve sperm kalitesini artırmada başarılı sonuçlar verdiği belirtildi. PRP ve eksozomun birlikte uygulandığı kadınlarda gebelik oranının yüzde 38’e çıktığı ifade edilirken, daha önce sperm bulunamayan erkeklerde ise bu oran yüzde 47’ye yükseldi.

Prof. Dr. Tıraş, toplumda kısırlığın sadece kadınlara ait bir sorun gibi algılanmasının artık değişmesi gerektiğini vurguladı. Erkek kaynaklı infertilite vakalarının da oldukça yaygın olduğunu belirterek, çiftlerin birlikte tedaviye başvurmasının tanı ve tedavi sürecini kolaylaştırdığını söyledi.