Karadeniz Bölgesi’nde 2025 yılı ilkbaharında yaşanan don olayı, özellikle Ordu’da fındık rekoltesini ciddi şekilde etkiledi. Aynı dönemde büyükşehirlerde yaşanan fahiş kira artışları, geçimini fındıktan sağlayan binlerce ailenin alternatif arayışlara yönelmesine neden oldu. Bu şartlar altında, uzun süredir geri planda kalan hayvancılık yeniden bölge halkının gündemine girdi. Ordu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Resul Demir, “Fındık bölgesiyiz ama fındıktan sonra en önemli geçim kaynağı hayvancılıktır” sözleriyle bu dönüşümün altını çizdi ve kamu desteği çağrısında bulundu.
Demir’in verdiği bilgilere göre, Ordu genelinde 28 bin kayıtlı hayvancılık işletmesi bulunuyor. Ancak bu işletmelerin 10 bini fiilen üretimi bırakmış durumda. Yaklaşık 5 bin işletmenin ise altyapısı hazır; yani ahırları, ekipmanları ve hayvancılık bilgisi mevcut. Ancak bu üreticiler, hayvan temini ve işletme maliyetleri konusunda finansal destek bulamadığı için tekrar üretime geçemiyor. Başkan Demir, “Bu ailelere destek verilirse hem üretim yeniden başlar hem de kırsalda istihdam ve ekonomik canlılık sağlanır” açıklamasında bulundu.
Don felaketi sonrası ciddi gelir kaybı yaşayan fındık üreticileri için hayvancılık sadece bir geçim alternatifi değil, aynı zamanda köyden kente göçü durdurabilecek bir çıkış yolu olarak görülüyor. Demir, son aylarda birçok vatandaşın şehirde yaşamakta zorlandığını ve yeniden köylerine dönmek istediğini, ancak destek olmadan bu dönüşümün mümkün olamayacağını ifade etti. “Kira krizi, işsizlik ve yaşam pahalılığı yüzünden insanlar artık kentlerde barınamıyor. Köylerine dönmek isteyenler var ama ellerinde ne hayvan alacak güç var ne de yeni baştan kuracak imkanları. Oysa çoğunun ahırları duruyor, bilgi ve tecrübesi de var. Tek eksik, sermaye” dedi.
Başkan Demir ayrıca, hayvancılıkta sadece et üretimi değil, süt üretimi açısından da Ordu’nun yüksek potansiyele sahip olduğunu belirtti. “Bölgemiz süt üretiminde geri planda gibi görünüyor ancak bu bir eksiklik değil, büyük bir fırsat. Çünkü açık olan bir alanda üretim yapmak hem üretici hem sanayi için avantaj yaratır. Özellikle iç pazarda süt arzı açısından bu destek çok kıymetli” şeklinde konuştu.
Geçmiş yıllarda uygulanan Genç Çiftçi ve Köye Dönüş projelerine de değinen Demir, bu tür teşviklerin yeniden devreye alınması gerektiğini vurguladı. “Bize gelen talepler açık: İnsanlar köylerine dönmek istiyor ama hayvan alacak güçleri yok. Mevcut devlet destekleri sınırlı ve erişimi zor. Oysa doğru planlamayla binlerce üretici yeniden faaliyete geçebilir” dedi.
Ordu Valiliği başta olmak üzere Tarım ve Orman Bakanlığı’na çağrıda bulunan Resul Demir, “Valimiz Sayın Muammer Erol ile bu konuda temas halindeyiz. Şu anda Ziraat Odaları’yla ortak projeler geliştiriyoruz. Sahil kesiminde bile hayvancılığın yaygınlaştırılması için bölgesel modeller planlıyoruz. Yüzde 50 üretici katkısı, yüzde 50 devlet hibesi modeli ile büyük dönüşüm mümkün” ifadelerini kullandı.
Ordu’da hayvancılık potansiyelinin yeniden devreye alınması halinde sadece bireysel geçim değil, bölgesel kalkınma, göçün yavaşlatılması ve tarımsal üretimin çeşitlendirilmesi açısından da önemli bir adım atılmış olacak. Özellikle süt ve et sektöründe ithalata bağımlılığın azaltılması için yerli üretimin desteklenmesi gerektiğini belirten uzmanlar, bu çağrıların dikkate alınması gerektiğini savunuyor.

