Fatsa Doğa ve Çevre Derneği Başkan Yardımcısı Alaattin Yılmazer, “Max” platformunda yayımlanan bir belgeselde bölgedeki fındık ekonomisi ile altın madeni projelerini karşılaştırdı. Yılmazer, Karadeniz’de fındığın köy ekonomisinin temelini oluşturduğunu, madencilik faaliyetlerinin ise sınırlı sayıda kişiye gelir sağladığını ifade etti.

Yılmazer, fındığın nesilden nesile aktarılan bir aile geçim kaynağı olduğunu belirterek üretim sürecine köydeki tüm bireylerin katkı sunduğunu söyledi. Karadeniz’de ortalama 200-300 haneli köylerde fındık gelirinin tüm hanelere yayıldığını dile getiren Yılmazer, altın madeni projelerinde ise gelirin yaklaşık 30 kişiye ulaştığını kaydetti.

Göç Ve Geçim Kaygısı

Maden projeleri nedeniyle tarım arazilerini kaybeden vatandaşların geçim sıkıntısı yaşadığını belirten Yılmazer, bu durumun göçe yol açtığını ifade etti. Tarımdan kopan kişilerin büyükşehirlere yöneldiğini ve düşük ücretli işlerde çalışmak zorunda kaldığını söyledi.

Yılmazer, fındığın bölge ekonomisi için stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayarak Türkiye’nin yıllık ortalama 2,3 milyar dolar fındık geliri elde ettiğini hatırlattı. Amerika Birleşik Devletleri’nin yıllık 30 bin ton fındık üretimine karşılık yalnızca Fatsa’nın 32 bin ton üretim gerçekleştirdiğini belirtti.

Ordu’daki Ruhsatlandırma Tartışması

Yılmazer, Ordu’nun dünya fındık üretiminde önemli bir paya sahip olduğunu ifade ederek ilin yüzde 74’ünün 4. grup altın madenciliğine ruhsatlandırılmasına tepki gösterdi. Bölgenin tarımsal potansiyelinin korunması gerektiğini dile getirdi.