Ordu’nun Fatsa ilçesinde faaliyet gösteren altın madenine karşı açılan çevre davasında karar açıklandı. Bilimsel raporlarla kirlilik tespit edilmesine rağmen, maden yöneticileri hakkında beraat kararı verildi. Devlet kurumları ve bağımsız akademisyenlerce hazırlanan bilirkişi raporlarında, toprağa ve suya karışan arsenik, kurşun, cıva ve kadmiyum gibi ağır metallerin çevreye zarar verdiği net olarak ortaya konmuştu. Buna rağmen, “çevreyi taksirle kirletmek” suçlamasıyla yargılanan şirket yöneticileri için ceza verilmedi. Fatsa Doğa ve Çevre Derneği Başkanı Zeki Odabaş, karara tepki göstererek “Kirlilik kabul edildi ama sorumlu yok” ifadelerini kullandı.
Yargı süreci boyunca çevre savunucularının gündeme getirdiği “sıfır deşarj” iddialarının gerçeği yansıtmadığı bilimsel verilerle kanıtlandı. Ancak savcılık kirliliği kasıtlı değil, ihmal olarak değerlendirdi. Bu durumun kamuoyunda hayal kırıklığı yarattığı belirtildi. 2021 yılında faaliyet izni sona eren ve ruhsatı iptal edilen madenin halen çalışmaya devam etmesi ise hukukçular tarafından eleştiriliyor.
Bilirkişi Raporlarında Kirlilik Açıkça Yer Aldı
Mahkeme dosyasına giren 2022 ve 2024 tarihli bilirkişi raporlarında, madencilik faaliyetlerinin Fatsa’daki toprak ve su kaynaklarında ciddi kirliliğe neden olduğu vurgulandı. Arsenik ve cıva gibi maddelerin doğal yaşama ve tarıma zarar verdiği tespit edilirken, yöre halkı bu durumun özellikle fındık üretimi üzerinde etkili olduğunu dile getirdi. Zeki Odabaş, "Fatsa yıllardır zehirleniyor" diyerek madenin faaliyetlerinin durdurulması gerektiğini savundu.
Ordu İdare Mahkemesi ve Danıştay tarafından verilen kararlarla madenin ruhsatı iptal edildi, kapasite artırımı ise reddedildi. Buna rağmen şirketin faaliyetlerine devam etmesi dikkat çekiyor. Odabaş, kamu kurumlarının bu süreçte sorumluluk taşıdığını belirterek, verilen beraat kararının mevcut hukuk anlayışını sorgulattığını ifade etti. Mücadeleyi sürdüreceklerini açıklayan Fatsa Doğa ve Çevre Derneği, “Fatsa’nın üstü altından değerlidir” diyerek toprağın, suyun ve ormanların korunması için çalışmalarına devam edeceklerini belirtti.



