TBMM’de kabul edilen düzenleme, çevresel etki değerlendirmesi, izin süreçleri ve stratejik maden tanımlarında köklü değişiklikler içeriyor

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda kabul edilen ve enerji ile maden sektörünü doğrudan ilgilendiren "Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" yasalaştı. Yeni yasa, çevresel etki değerlendirmesi (ÇED), ruhsatlandırma, stratejik maden tanımı ve rehabilitasyon süreçlerinde önemli değişiklikler getiriyor.

Yasaya göre, Çevre Kanunu’nda yapılan düzenlemeyle, projelerde “ÇED Gerekli Değildir” ifadesi çıkarılarak, yalnızca “ÇED Olumlu Kararı” bulunan projelere izin verilecek. Bu sayede, yanlış anlaşılmalara neden olan ifadelerin önüne geçilmesi hedefleniyor. Ancak bu değişiklik, başvuru süreçlerini engellemeyecek.

Maden Kanunu'nda yapılan değişiklikle ruhsat bedeli tanımı yeniden düzenlenirken, “rehabilitasyon bedeli” ayrı bir kalem olarak tanımlandı. Buna göre ruhsat bedelleri yıl başında belirlenen oranlar dahilinde hesaplanarak ödenecek. Bu bedelin yüzde 30’u Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Genel Müdürlüğün bütçesine, yüzde 70’i ise genel bütçeye aktarılacak.

İzin süreçlerinde de ciddi değişikliklere gidildi. Artık madencilik faaliyetleri için gerekli görüş ve onaylar en geç üç ay içinde verilmek zorunda. Cevap verilmemesi durumunda, izin verilmiş sayılacak. Bu süreçte ormanlar dışında kalan alanlarda ilgili kurumlardan alınacak izinlerde zaman sınırı uygulanacak.

Devlet ormanları içinde yürütülecek maden faaliyetleri için bedelsiz izin verilmesi ve bu iznin gerekirse 12 ay daha uzatılması hükme bağlandı. Ancak bu iznin üçüncü kişilere devri durumunda, Orman Genel Müdürlüğü’ne bedel ödemesi zorunlu olacak.

Yeni yasa ile rehabilitasyon yükümlülükleri daha detaylı şekilde tanımlandı. İşletme ruhsat bedeli kadar ek bir rehabilitasyon bedeli alınacak. Bu bedel vadeli hesaplarda nemalandırılacak, sadece rehabilitasyon amaçlı kullanılacak ve haczedilemeyecek. Rehabilitasyon yükümlülüğü sona eren ruhsat sahiplerine kullanılmayan bedeller iade edilecek.

Ayrıca, madencilik faaliyetleri için tahsis edilen sahalarda kültür varlıkları bulunması halinde faaliyetlerin sürdürülmesi Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın onayına bağlandı. Olumsuz görüş verilirse yatırımcıya tazminat ödenecek.

Kanunla birlikte, "stratejik ve kritik madenler" tanımı da yeniden yapıldı. Ülke güvenliği ve ekonomik refah için önemli görülen madenler bu kapsama alınırken, bu tür madenlerde acil kamulaştırma yapılmasının önü açıldı. Belirli miktarlarda stok tutulması ve kamulaştırma süreçlerinin Cumhurbaşkanlığı kararıyla belirlenmesi öngörülüyor.

Çevresel Etki Değerlendirmesi sürecinde, ilgili kurumlar 3 ay içinde görüş bildirmek zorunda olacak; görüş bildirmeyen kurumların görüşleri olumlu sayılacak. ÇED olumlu kararı alındıktan sonra ilgili kurumlardan mali yükümlülükler dışında ek görüş talep edilemeyecek.

Kamu kurum ve kuruluşlarına ait olmayan hammadde üretim izinleri için de rehabilitasyon yükümlülüğü getirildi. Kamuya ait alanlarda bu yükümlülük ilgili kurumlarca yerine getirilecek. Eksikliklerin giderilmemesi halinde faaliyet durdurulabilecek.

Yeni düzenlemeler, madencilik faaliyetlerini çevreyle daha uyumlu ve şeffaf bir çerçevede yürütmeyi, stratejik kaynakların sürdürülebilir yönetimini ve bürokratik süreçlerdeki belirsizliklerin azaltılmasını hedefliyor.