CHP’de Özgür Özel’e yakın 28 Parti Meclisi üyesinin istifa etmesi, parti yönetimini 45 gün içinde kurultaya çağırmayı amaçlayan kritik bir hamle olarak gündeme geldi. 57 üyenin bulunduğu belirtilen Parti Meclisi’nde istifaların ardından sayının 29’a düştüğü açıklandı. Özel cephesi, CHP Tüzüğü’nün 24’üncü maddesine dayanarak kurultay zorunluluğunun doğduğunu savunurken Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi, mahkemenin tedbir kararı devam ettiği sürece kurultayın toplanamayacağını ileri sürüyor. Sürecin nasıl sonuçlanacağı ise istifaların resmî kayıtlara geçmesine, yedek üyelerin durumuna ve mahkeme kararının kapsamına bağlı olacak.
Parti içindeki gerilim, 21 Mayıs’ta verilen mutlak butlan kararının ardından başlamıştı. Özgür Özel ve yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılması, Kemal Kılıçdaroğlu dönemindeki yönetimin görevi devralması ve parti organlarının yeniden çalıştırılmak istenmesi iki taraf arasındaki görüş ayrılığını büyüttü. Kılıçdaroğlu yönetiminin Özel’e yakın dokuz milletvekilini kesin ihraç talebiyle disipline sevk etmesinin ardından gelen toplu istifalar, krizi siyasi mücadelenin yanı sıra tüzük ve hukuk tartışmasına da dönüştürdü.
Parti Meclisi İstifaları Kurultay Yolunu Nasıl Açıyor
CHP Genel Merkezi’nde Parti Meclisi toplantısının yapılmasına saatler kala açıklanan istifalar, parti içindeki tansiyonu bir anda zirveye taşıdı. Bir süredir karşılıklı açıklamalarla devam eden mücadele, bu kez doğrudan partinin karar organlarının çalışma yeterliliğine uzandı. Özel cephesi, toplu istifalarla mevcut yönetimin kurultay dışında herhangi bir karar alamayacağı yeni bir hukuki durum oluşturulduğunu savunuyor.
CHP Tüzüğü’nün “Görevin Boşalması” başlıklı 24’üncü maddesine göre Parti Meclisi’nde boşalan üyeliklerin öncelikle sırasıyla yedek üyelerle doldurulması gerekiyor. Bütün yedek üyeler çağrıldıktan sonra PM’deki üye sayısı, üye tam sayısının üçte ikisinin altına düşerse genel başkanın Parti Meclisi seçimi yapılması amacıyla 45 gün içinde kurultayı toplantıya çağırması öngörülüyor.
Parti Meclisinin üye tam sayısının 60 olması nedeniyle tüzükteki kritik sınır 40 olarak hesaplanıyor. İstifaların geçerli sayılması ve çağrılabilecek başka yedek üye kalmaması durumunda 29 üyeye düşen mevcut yapının bu sınırın altında kaldığı görülüyor. Özgür Özel’in ekibinin sözcüsü Zeynel Emre de tüzükte mutlak butlan kararına ilişkin bir istisna bulunmadığını belirterek yönetimin partiyi kurultaya götürmek dışında işlem yapamayacağını savundu.
Bununla birlikte tüzük, Parti Meclisinin sayı azalır azalmaz kendiliğinden kurultay yapmasını değil, genel başkanın 45 gün içerisinde çağrıda bulunmasını düzenliyor. Bu nedenle kurultayın gerçekleşebilmesi için istifaların kabul edilmesi, yedek üyelerin durumunun belirlenmesi, çağrı kararının alınması ve toplantı takviminin ilan edilmesi gerekiyor. Kurultayın gündeminin yalnızca Parti Meclisi seçimiyle sınırlandırılıp sınırlandırılmayacağı da tartışılması beklenen konular arasında bulunuyor.
Tedbir Kararı Kurultay Sürecini Nasıl Etkileyebilir
Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi ise istifaların ardından Parti Meclisinin görev yapamayacağı yönündeki değerlendirmeleri kabul etmiyor. CHP Sözcüsü Müslim Sarı, Parti Meclisinin istifalara rağmen toplanacağını belirterek mahkemenin tedbir kararı yürürlükte olduğu sürece hiçbir yöntemle kurultay düzenlenemeyeceğini söyledi. Böylece tarafların aynı sürece ilişkin tamamen farklı iki hukuki yorum benimsediği ortaya çıktı.
Özel cephesi, PM üye sayısının tüzükte belirlenen sınırın altına düşmesinin mahkeme kararından bağımsız yeni bir durum yarattığı görüşünde. Kılıçdaroğlu cephesi ise mutlak butlan davasında verilen tedbirin yalnızca yönetim değişikliğini değil, yeni bir kurultayla mevcut hukuki tablonun değiştirilmesini de engellediğini savunuyor.
Krizin çözümünde ilk kritik aşamayı istifa dilekçelerinin işleme alınıp alınmayacağı oluşturacak. İkinci aşamada PM’ye çağrılabilecek yedek üyelerin bulunup bulunmadığı belirlenecek. Sayı bütün yedeklere rağmen 40’ın altında kalırsa, 45 günlük kurultay çağrısı yükümlülüğünün başlayıp başlamadığı tartışması yeni hukuki başvurulara taşınabilecek.
Kurultay çağrısı yapılmazsa Özel cephesinin parti tüzüğünün uygulanmadığı gerekçesiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına veya mahkemelere başvurması gündeme gelebilir. Çağrı yapılması halinde ise tedbir kararının kurultaya izin verip vermediği konusunda yeni bir yargı değerlendirmesine ihtiyaç duyulabilir. CHP’de düğümü kimin çözeceği henüz belli olmasa da parti içindeki mücadelenin bundan sonraki bölümünde tüzük hükümleri, mahkeme kararları ve kurultay takvimi belirleyici olacak.

