Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 28 Haziran 2016'da IŞİD'in Atatürk Havalimanı’na düzenlediği ve 45 kişinin hayatını kaybettiği saldırıya ilişkin yargılanan 6 sanık hakkında tahliye kararı verdi. 46’şar kez ağırlaştırılmış müebbet ve 2 bin 604 yıl hapis cezasına çarptırılan sanıkların tahliye edilmesi kamuoyunda tartışmalara neden olmuştu. Yargıtay’ın gerekçeli kararı açıklandı.

'KESİN VE İNANDIRICI DELİL YOK' GEREKÇESİ

Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 21 sayfalık gerekçeli kararında, 6 sanığın "Atatürk Havalimanı saldırısı ile irtibatlarına dair yeterli delil olmadığı" vurgulandı. Kararda, sanıkların saldırının "hazırlık, planlama, organizasyon ve icra aşamalarında yer aldığına" ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunamadığı ifade edildi. Bu gerekçeyle mahkumiyet kararları bozuldu ve tahliye yolu açıldı.

SANIKLAR HAKKINDAKİ İDDİALAR VE GEREKÇELER

Gerekçeli kararda, sanıklar hakkında ileri sürülen iddialar ve mahkeme kararının bozulma gerekçeleri detaylı bir şekilde açıklandı. İşte tahliye edilen sanıklar hakkındaki iddialar ve Yargıtay’ın tahliye kararındaki ayrıntılar:

1. Rıza Coşkun

  • İddialar: Rıza Coşkun’un, Pendik’te ankesörlü telefondan saldırıyı gerçekleştiren Rakhim Bulgarov ile 27-28 Haziran 2016 tarihlerinde üç kez görüştüğü, aracında DAEŞ'e ait dijital materyallerin bulunduğu belirtildi.
  • Yargıtay’ın Gerekçesi: Coşkun’un saldırının hazırlık, planlama ve icra aşamalarında yer aldığına dair kesin delil olmadığı ifade edildi. Yargıtay, delillerin sanığın terör örgütü üyeliği kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

2. Levent Uysal ve Halil Dursun

  • İddialar: Sanıkların, saldırıdan kısa süre önce Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesine gidip geldikleri ve bu sırada GSM hatlarını yanlarında taşımadıkları iddia edildi. Ayrıca dijital materyallerde DAEŞ’e ait görüntü ve belgelerin bulunduğu ileri sürüldü.
  • Yargıtay’ın Gerekçesi: Bu sanıkların saldırının planlama ve icra aşamalarında yer aldığına dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı belirtildi. Sanıkların DAEŞ ile irtibatlı olabileceklerine dair delillerin, terör örgütü üyeliği suçuyla ilişkilendirilmesi gerektiği ifade edildi.

3. Ahmet Dizlek

  • İddialar: Dizlek’in, saldırıyı gerçekleştiren faillerden biriyle aynı anda telefon sinyali verdiği, evinde yapılan aramada susturucu dişli bir silah ve çok sayıda merminin bulunduğu belirtildi.
  • Yargıtay’ın Gerekçesi: Yargıtay, sanığın saldırının hazırlık, planlama ve icra aşamalarında bulunduğuna dair kesin delil bulunmadığına karar verdi. Ayrıca, terör örgütü üyeliği suçlamasının değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

4. Eyyüp Demir

  • İddialar: Eyyüp Demir’in, saldırgan Rakhim Bulgarov ile telefon görüşmesi yaptığı ve Bulgarov’a para verdiği iddia edildi. Bu görüşmelerin sanık Ahmet Kaplan’ın iş yerinden yapıldığı ve para transferinin burada gerçekleştiği belirtildi.
  • Yargıtay’ın Gerekçesi: Sanığın, saldırının planlama ve icra aşamalarına katıldığına dair kesin delil olmadığı belirtilerek, bu hususun terörizmin finansmanı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

5. Seyhun Ali Akçay

  • İddialar: Seyhun Ali Akçay’ın örgütle bağlantısı ve örgütsel faaliyetlerinin çeşitli dijital materyallerle tespit edildiği iddia edildi.
  • Yargıtay’ın Gerekçesi: Yargıtay, suçun niteliğinin yanlış değerlendirildiğini belirtti. Terör örgütü üyeliği bağlamında ele alınması gereken bu iddiaların yanlış bir şekilde yorumlandığını ifade etti.