2026 yılı adli tatili 20 Temmuz Pazartesi günü başlayacak ve 31 Ağustos Pazartesi günü sona erecek. Mahkemelerde yeni adli yıl, 1 Eylül 2026 Salı günü başlayacak. Toplam 43 gün sürecek adli tatil boyunca adliyeler tamamen kapanmayacak; nöbetçi mahkemeler, savcılıklar ve ilgili yargı birimleri acil nitelikteki işleri görmeye devam edecek. Devam eden her dava ertelenmeyeceği gibi, sürelerin uygulanması da davanın hukuk, ceza veya idari yargı kapsamında bulunmasına göre değişecek.

Adli tatil takvimi, davası devam eden vatandaşların yanı sıra avukatlar ve diğer hukuk çalışanları tarafından yakından takip ediliyor. Bu dönemde rutin duruşmaların önemli bir bölümü eylül ayına bırakılırken ihtiyati tedbir, nafaka, velayet, tutuklu işler ve gecikmesinde sakınca bulunan konular için yargısal işlemler devam ediyor. Dava dilekçelerinin alınması, tebligat yapılması ve dosyaların üst mahkemelere gönderilmesi gibi bazı işlemler de sürdürülebiliyor.

2026 Adli Tatili Ne Zaman Başlayıp Bitecek

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 102’nci maddesine göre adli tatil her yıl 20 Temmuz’da başlıyor ve 31 Ağustos’ta sona eriyor. Tarihlerin kanunla belirlenmiş olması nedeniyle 2026 yılı için ayrıca yeni bir takvim kararı alınması gerekmiyor.

Buna göre 2026 adli tatil tarihleri şu şekilde uygulanacak:

Başlangıç tarihi: 20 Temmuz 2026 Pazartesi
Bitiş tarihi: 31 Ağustos 2026 Pazartesi
Yeni adli yılın başlangıcı: 1 Eylül 2026 Salı
Toplam süre: 43 gün

Adli tatil, adliyelerin tamamen kapatıldığı bir dönem anlamına gelmiyor. Cumhuriyet başsavcılıkları soruşturma işlemlerini sürdürürken nöbetçi mahkemeler de kanunlarda acil veya ivedi kabul edilen dosyalar hakkında işlem yapıyor.

Ceza yargılamasında soruşturmalar, tutuklu sanıkların bulunduğu davalar ve gecikmesinde sakınca görülen diğer işler devam ediyor. Bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay’daki nöbetçi ceza daireleri de mevzuatta belirtilen acil dosyaları inceleyebiliyor.

İdari yargıda da Danıştay, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde 20 Temmuz-31 Ağustos tarihleri arasında çalışmaya ara verme dönemi uygulanıyor. Ancak yürütmenin durdurulması gibi gecikmesi telafisi güç sonuçlar doğurabilecek başvurular nöbetçi birimler tarafından değerlendirilebiliyor.

Adli Tatilde Hangi Davalar Ve İşlemler Görülüyor

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 103’üncü maddesi, adli tatil sırasında görülebilecek dava ve işleri belirliyor. Bu kapsamda ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delil tespiti talepleri hakkında işlem yapılabiliyor.

Adli tatilde görülmeye devam eden başlıca hukuk davaları ve işler arasında şunlar bulunuyor:

Nafaka davaları ile soybağı, velayet ve vesayete ilişkin davalar; nüfus kayıtlarının düzeltilmesi işlemleri; işçilerin hizmet veya iş sözleşmesinden kaynaklanan davaları; ticari defterlerin kaybolması nedeniyle kayıp belgesi verilmesi talepleri; kıymetli evrakın kaybından doğan iptal işleri; iflas ve konkordato davaları; tahkimle bağlantılı mahkeme işlemleri; çekişmesiz yargı işleri ve tatil döneminde yapılmasına karar verilen keşifler.

Kanunda ivedi olduğu açıkça belirtilen davalar da adli tatilde görülüyor. Ayrıca taraflardan birinin talepte bulunması ve mahkemenin dosyayı acil kabul etmesi durumunda normalde adli tatile tabi olan bir dava hakkında da işlem yapılabiliyor.

Adli tatilde duruşması yapılmayan dosyalarda dahi dava, karşı dava, istinaf ve temyiz dilekçeleri alınabiliyor. Cevap dilekçeleri sunulabiliyor, tebligat işlemleri yapılabiliyor ve dosyalar başka mahkemelere, bölge adliye mahkemelerine veya Yargıtaya gönderilebiliyor.

Sürelerin uzaması konusunda ise davanın türüne dikkat edilmesi gerekiyor. Adli tatile tabi hukuk davalarında, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun belirlediği bir sürenin son günü tatil dönemine denk gelirse süre, ayrıca karar alınmadan tatilin bitmesinden itibaren bir hafta uzuyor.

Bu uygulama bütün yargı kolları için aynı değil. Ceza yargılamasında adli tatile denk gelen süreler tatil boyunca işlemiyor ve tatilin bitmesinden sonra üç gün uzamış sayılıyor. İdari yargıda kanunda belirtilen sürelerin sonu çalışmaya ara verme dönemine denk gelirse süre, dönemin sona ermesini izleyen tarihten itibaren yedi gün uzuyor.

Her dosyanın niteliği ve uygulanan özel kanun farklı olabileceği için vatandaşların yalnızca genel adli tatil tarihine güvenerek işlem süresini ertelememesi gerekiyor. Hak kaybı yaşanmaması için dosyaya ait tebligatın, kanun yolunun ve son başvuru tarihinin ayrıca kontrol edilmesi önem taşıyor.