Modern yaşamın getirdiği çevresel riskler, insan sağlığını her geçen gün daha fazla etkiliyor. Özellikle mikroplastiklerin doğurganlık üzerindeki etkileri, son yıllarda yapılan araştırmalarla daha net bir şekilde ortaya konuluyor. Medical Park Bahçelievler Hastanesi Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Şefik Gökçe, hem kadınlarda hem erkeklerde üreme sistemini etkileyen faktörlerin başında çevresel toksinlerin geldiğini belirtti. Doç. Dr. Gökçe’ye göre, mikroplastikler artık sadece kan dolaşımında değil, doğrudan plasentada da tespit edilebiliyor. Bu durum, anne karnındaki bebeğin dahi maruz kaldığı riskleri gözler önüne seriyor.
Yumurta ve Sperm Kalitesini Düşürüyor
Doç. Dr. Gökçe, plastiklerde bulunan BPA ve ftalat gibi kimyasalların, hormon sistemini etkileyen “endokrin bozucular” arasında yer aldığını vurguluyor. Bu maddeler, yumurta ve sperm kalitesini doğrudan düşürerek kısırlık riskini artırıyor. 2024 yılında yayınlanan bilimsel bir çalışmaya göre, kadınların foliküler sıvılarında tespit edilen mikroplastikler, yumurta kalitesinin azalmasına ve döllenme oranlarının düşmesine neden oluyor. Benzer şekilde, 2023 yılında yapılan bir araştırma da erkeklerde hem meni hem de testis dokusunda mikroplastik parçacıklarının bulunduğunu ve bu bireylerin sperm sayısı ile hareketliliğinde ciddi azalma yaşandığını ortaya koydu.
Yaşla Birlikte Etki Derinleşiyor
Yaş faktörünün de bu süreçte belirleyici olduğunu belirten Doç. Dr. Gökçe, özellikle 35 yaş sonrası mikroplastiklerin zararlı etkilerinin daha kalıcı hale geldiğini ifade etti. Hücrelerin kendini onarma kapasitesinin yaşla birlikte azalması, mikroplastiklerin yol açtığı oksidatif stres ve DNA hasarını daha da kalıcı kılıyor. Bu nedenle, erken yaşta önlem alınması gerektiğini vurgulayan Gökçe, plastik ambalajlardan kaçınılması, dengeli beslenme, düzenli uyku, stres yönetimi ve sigara–alkol gibi alışkanlıklardan uzak durulmasının doğurganlığı korumada etkili olduğunu söyledi.