Aralık ayı yaklaşırken 2026 yılı için belirlenecek yeni asgari ücretle ilgili beklentiler artıyor. Milyonlarca çalışanın yakından takip ettiği bu süreçte, Ankara kulislerinde geçen yıl da uygulanan “orta yol” formülünün yeniden gündeme geldiği belirtiliyor. Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantılarının öncesinde, tarafların nabzı tutulurken, olası zam oranları üzerine yapılan hesaplamalar dikkat çekiyor.
Asgari ücretin belirlenme sürecinde enflasyon oranları belirleyici rol oynarken, bu yıl için hem gerçekleşen hem de hedeflenen enflasyon verilerinin ortalamasının alınabileceği bir formülün değerlendirmeye alındığı ifade ediliyor. Geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren ve asgari ücrete yüzde 30 zam getiren benzer modelde de bu yöntem izlenmişti. Mevcut tabloda Merkez Bankası’nın 2025 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 32 olarak öne çıkarken, 2026 yılı için orta vadeli programda yer alan enflasyon hedefi yüzde 16 seviyesinde bulunuyor.
Asgari Ücrette Gözler Komisyon Toplantılarında
Asgari ücretin belirlenmesi sürecinde komisyonun Aralık ayı içerisinde toplanması bekleniyor. TÜRK-İŞ’in pazarlık masasında yer alıp almayacağı henüz netlik kazanmazken, sendikaların çalışan refahını merkeze alarak masaya oturacağı belirtiliyor. Bu kapsamda, “orta yol” yaklaşımı çerçevesinde yaklaşık yüzde 25 oranında bir artış yapılabileceği konuşuluyor. Yapılan ilk değerlendirmeler, bu oranın kabul görmesi durumunda net asgari ücretin 2026 yılı itibarıyla 27.500 TL seviyelerine çıkabileceği yönünde.
Belirleyici Unsurlar: Enflasyon Tahminleri ve OVP Hedefleri
Ücret artışıyla ilgili hesaplamalarda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon tahmini ile Orta Vadeli Program'da öngörülen 2026 enflasyon hedefi birlikte ele alınıyor. Hedef ve gerçekleşen enflasyonun ortalamasının baz alınması durumunda, yaklaşık yüzde 25’lik bir zam oranı öngörülüyor. Ancak nihai kararın Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantılarında alınacağı ve pazarlık sürecinin belirleyici olacağı belirtiliyor.
Yeni yılda yürürlüğe girecek asgari ücret, hem çalışan kesimi hem de işveren tarafı açısından kritik öneme sahip. Gelir vergisi, SGK primleri ve işverene olan maliyetler de dikkate alınarak yapılacak zam oranının, ülke genelinde geniş bir ekonomik etki oluşturması bekleniyor.