Yıllardır kalsiyum ve protein kaynağı olarak sofralarda yer alan inek sütüne ilişkin beslenme uzmanı Prof. Tim Spector’dan dikkat çeken değerlendirmeler geldi. Spector, sağlıklı yetişkinlerin sağlıklı kalabilmek için mutlaka inek sütü içmesi gerektiği düşüncesine katılmadığını, yoğurt ve kefir gibi fermente süt ürünlerinin farklı yararlar sağlayabileceğini belirtti. Süt tüketimi hakkında yapılan araştırmalar ise inek sütünün doğrudan sağlıksız kabul edilmesini destekleyen kesin veriler ortaya koymuyor. Sütün kişiye etkisi; tüketilen miktar, genel beslenme düzeni, laktoz toleransı ve süt yerine tercih edilen yiyecek veya içeceğe göre farklılık gösterebiliyor. Kalsiyum, protein ve fosfor içeren süt kemik sağlığı açısından değerli besin maddeleri sağlarken, yetişkinlik döneminde daha fazla süt tüketmenin her kişide daha güçlü kemikler anlamına geldiğine ilişkin araştırma sonuçları aynı yönde değil. Spector, süt yerine canlı kültür içeren sade yoğurt ve kefir gibi fermente seçeneklere ağırlık verilebileceğini söylüyor. Süt tüketmeyenlerin ise kalsiyum, protein, B12 vitamini ve iyot gibi besinleri başka kaynaklardan yeterli miktarda alması gerekiyor.
Süt İçmek Yetişkinler İçin Gerekli Mi?
Prof. Tim Spector’a göre insanların hayvan sütü tüketmeye başlamasının geçmişi binlerce yıl öncesine dayanıyor. Spector, geçmiş dönemlerde uzun yolculuklar ve gıda kaynaklarına erişimde yaşanan sıkıntıların hayvan sütünü değerli hale getirdiğini, günümüzde yetişkinlerin süt tüketmesini zorunlu hale getiren aynı şartların bulunmadığını ifade ediyor.
Dünya genelinde çok sayıda kişide çocukluk döneminin ardından laktozu parçalamaya yardımcı olan laktaz enziminin üretimi azalabiliyor. Laktoz emiliminde sorun yaşayan kişilerde tüketilen miktara bağlı olarak şişkinlik, gaz, karın ağrısı veya ishal görülebiliyor.
Laktozu sindirmekte zorlanan herkes aynı şikayetleri yaşamıyor. Laktoz intoleransı bulunan kişiler laktozsuz süt veya laktoz miktarı daha düşük fermente süt ürünlerini değerlendirebiliyor. Süt proteini alerjisi ise laktoz intoleransından farklı olarak bağışıklık sistemiyle bağlantılı ayrı bir durum olarak değerlendiriliyor.
Süt; kalsiyum, protein ve fosfor açısından kaynaklar arasında bulunuyor. Yeterli kalsiyum ve protein tüketimi çocukluk, ergenlik ve ileri yaşlarda kemik sağlığı açısından önem taşıyor. Araştırmalarda ise yetişkinlerin süt tüketimini artırmasının kalça ve bilek kırığı riskini her durumda belirgin biçimde azalttığı yönünde ortak sonuca ulaşılamadığı aktarılıyor.
Sütün kalp ve damar sağlığıyla ilişkisi de araştırılmaya devam ediyor. Güncel araştırmalar süt tüketimi ile kalp-damar hastalıkları arasındaki ilişkinin genel olarak nötr seyrettiğine işaret ediyor. Değerlendirmelerde tüketilen miktar, sütün yağ oranı ve kişinin genel beslenme düzeni önem taşıyor.
Süt ürünleri ile kanser arasındaki ilişkiye yönelik çalışmalarda da farklı sonuçlarla karşılaşılıyor. Süt ürünleri ve kalsiyum tüketiminin bağırsak kanseri riskinin azalmasıyla bağlantılı olabileceğini gösteren çalışmalar bulunuyor. Yüksek miktarda tüketimin prostat kanseri riskiyle ilişkili olabileceğine yönelik araştırmalar da mevcut ancak söz konusu çalışmalar tek başına neden-sonuç ilişkisini ortaya koymuyor.
Yoğurt Ve Kefir Neden Öne Çıkıyor?
Prof. Tim Spector, inek sütü yerine yoğurt ve kefir gibi fermente süt ürünlerinin tercih edilebileceğini belirtiyor. Fermantasyon sırasında mikroorganizmaların sütte bulunan bazı bileşenleri parçalaması ürünün yapısını değiştiriyor.
Canlı kültür içeren yoğurt ve kefir, bağırsak mikrobiyotasını destekleyebilecek mikroorganizmalar ve fermantasyon ürünleri sağlayabiliyor. Bazı gözlemsel araştırmalarda yoğurt tüketimi ile daha düşük tip 2 diyabet riski arasında bağlantı görülse de söz konusu araştırmalar doğrudan neden-sonuç ilişkisi anlamına gelmiyor.
Yoğurt veya kefir tercih edilirken üründeki ilave şeker miktarı da önem taşıyor. Sade seçeneklerin tercih edilmesi günlük ilave şeker tüketiminin azaltılmasına yardımcı olabiliyor.
Peynir de fermente süt ürünleri arasında yer alıyor. Protein ve kalsiyum içeren peynirlerin tuz ve doymuş yağ miktarı çeşidine göre değişebiliyor. Bu nedenle tüketilen miktar ve ürünün besin değerleri önem kazanıyor.
İnek sütü tüketmek istemeyen kişiler için bitkisel içecekler de alternatifler arasında bulunuyor. Yulaf içeceklerinin protein miktarı genellikle inek sütünden daha düşük olabiliyor. Ürünlerin içerisinde ilave şeker, yağ veya farklı katkı maddeleri bulunabildiği için etiket bilgilerinin kontrol edilmesi gerekiyor.
Besin değeri bakımından inek sütüne yakın bitkisel seçeneklerden biri olarak şekersiz ve zenginleştirilmiş soya içecekleri gösteriliyor. Ürüne göre değişmekle beraber bir bardak soya içeceğinde yaklaşık 7 gram protein bulunabiliyor.Bitkisel içecek tercih edenlerin protein miktarının yanında kalsiyum, D vitamini, B12 vitamini, iyot ve ilave şeker değerlerine de bakması gerekiyor.
Sütü seven ve tükettiğinde sindirim sorunu yaşamayan sağlıklı yetişkinlerin sütü tamamen bırakmasını gerektiren güçlü bilimsel kanıt bulunmuyor. Süt tüketmeyen kişilerin ise kalsiyum, protein, B12 vitamini ve iyot gibi besinleri yoğurt, kefir, peynir, yumurta, balık, baklagiller veya zenginleştirilmiş bitkisel içecekler gibi diğer kaynaklardan karşılaması önem taşıyor.