Göz estetiği alanında son yıllarda dikkat çeken gelişmelerden biri olan lazer destekli göz rengi değişimi, Türkiye’de de uygulanmaya başladı. Antalya'da görev yapan Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Birgi Sönmezer, göz rengini kalıcı olarak değiştiren bu yöntemin artık hem estetik nedenlerle hem de travmaya bağlı renk kayıplarında güvenle kullanılabildiğini açıkladı.
Daha önce geçici veya riskli kabul edilen bu tür uygulamalar, geliştirilen lazer teknolojileri sayesinde artık hem kontrollü hem de kalıcı sonuçlar veriyor. En çok talep edilen tonların başında yeşil ve mavi göz rengi geliyor.
18 Yaş Üstü Herkes Uygun Aday Olabilir
Op. Dr. Sönmezer, göz rengi değişimi talep eden kişilerin öncelikle detaylı bir göz muayenesinden geçirildiğini ve işlem için uygunluklarının belirlendiğini söyledi.
“18 yaşını doldurmuş, göz yapısı işlem için uygun olan herkese bu uygulamayı yapabiliyoruz. Refraksiyon kusuru (miyop, hipermetrop, astigmat) olanlar da işlem öncesi ya da sonrası takip ediliyor ve gerekirse ilave tedaviler planlanıyor” diyen Sönmezer, işlemin yalnızca estetik amaçlı değil, aynı zamanda gözde oluşan renk kayıplarını düzeltmek için de tercih edildiğini belirtti.
Göz rengi değişiminde doğal ve kişiye özel bir görünüm sağlanması amacıyla dijital simülasyon teknolojisinden faydalanılıyor. Hastanın cilt tonu, göz yapısı ve yüz oranlarına göre hangi rengin daha doğal görüneceği belirleniyor.
“Her cilt rengine mavi ya da yeşil tonlar uygun olmayabilir. Bu nedenle hangi tonun hastaya yakışacağına birlikte karar veriyoruz” diyen Sönmezer, işlemin ardından memnuniyet sağlanmazsa ikinci bir uygulama ile tonun yeniden düzenlenebileceğini söyledi.
Lazerle göz rengi değiştirme işlemi, her bir göz için yaklaşık 15-20 dakika sürüyor. Lokal anestezi altında yapılan işlem sonrasında hasta aynı gün içinde taburcu edilebiliyor.
Bu girişimin kalıcı olduğunu belirten Sönmezer, bazı renk tonlarında yıllar içinde hafif solmaların yaşanabileceğini ancak işlemin dövme gibi tekrarlanabilir özelliğe sahip olduğunu ifade etti. “Bu teknik dövmeden çok daha hassas, risksiz ve kontrollü bir uygulama. Göz sağlığını riske atmadan, estetik bir sonuç elde edebiliyoruz” dedi.
Dr. Sönmezer, bazı hastaların göz travması veya doğuştan gelen pigment kaybı nedeniyle bir gözünde renk farklılığı oluştuğunu, bu durumun psikolojik olarak rahatsızlık verebildiğini belirtti.
Yeni lazer yöntemiyle her iki göz aynı renge getirilebiliyor, böylece hastaların yaşam kalitesi artırılıyor.
“Bu sadece güzellik ya da estetik değil; kişinin özgüvenini, psikolojik iyiliğini de etkileyen bir konu” diyen Sönmezer, Türkiye’de bu alandaki uygulamaların henüz sınırlı sayıda merkezde yapıldığını, ancak teknolojinin yaygınlaşmasıyla daha fazla erişilebilir hale geleceğini ifade etti.