Yaz aylarında açık havada yemek yemenin keyfi sıkça sineklerle bölünüyor. Ancak uzmanlara göre, sadece rahatsızlık veren bu küçük canlılar aslında çok daha ciddi bir tehdidin taşıyıcısı. Özellikle yiyeceklerle temas eden sineklerin yaydığı mikroplar, gıda güvenliği açısından büyük risk oluşturuyor.
Kentucky Üniversitesi’nden Kentsel Entomoloji Uzmanı Yardımcı Doçent Zachary DeVries, sineklerin tıpkı hamamböcekleri gibi hastalık taşıma konusunda başı çektiğini belirtiyor. Çöpler, dışkı, çürümüş gıdalar ve kanalizasyonlar gibi yerlerde sıkça bulunan sinekler, bacakları, karınları ve ağızlarıyla bu ortamlardaki bakterileri rahatlıkla başka yüzeylere taşıyabiliyor.
Sineklerin sindirim sistemi de bu tehlikeyi artırıyor. Katı gıdaları tüketemeyen sinekler, yemeğin üzerine sindirim enzimi içeren bir sıvı kusarak beslenmeye çalışıyor. Bu sıvı, sadece yiyeceğin dokusunu bozmakla kalmıyor; mikropların doğrudan bulaşmasına da neden oluyor.
Ancak sineğin her teması aynı ölçüde tehlikeli değil. Uzmanlar, sineğin yiyeğin üzerinde kısa süreli gezinmesinin genellikle sağlıklı bireyler için ciddi sorun oluşturmadığını belirtse de, uzun süreli temasların riski artırdığı uyarısında bulunuyor. Özellikle çöp kutusu ya da lağım gibi yerlerden gelen sinekler, çok daha tehlikeli mikropları beraberinde getirebiliyor.
Bağışıklık sistemi zayıf olan bireyler, çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan kişiler için bu risk daha da artıyor. Sineklerin taşıdığı Salmonella, E. coli, Shigella ve Campylobacter gibi bakteriler, ciddi gıda zehirlenmelerine yol açabiliyor. Ayrıca bazı virüs ve parazitlerin de sinekler aracılığıyla yayılabildiği biliniyor.
Açık alanda hazırlanan ya da tüketilen gıdalarda özellikle dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan uzmanlar, sinek temaslı yiyeceklerin mutlaka gözlemlenmeli ve gerekirse tüketilmemesi gerektiğini ifade ediyor.