Uzmandan Keratokonus Uyarısı: Geç Teşhis Kornea Nakline Kadar Götürebiliyor

Uzmanlar, keratokonus hastalığında erken teşhisin büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor. Geç kalınan vakalarda kornea nakline kadar uzanan tedavi süreci gerekebiliyor.

Sağlık - 18-07-2026 21:00

Çocukluk ve ergenlik döneminde başlayan bazı görme problemlerinin altında keratokonus hastalığı yatabiliyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Anıl Kubaloğlu, erken teşhis edilmeyen keratokonusun ilerleyerek ciddi görme kaybına neden olabileceğini belirtti. Türkiye'de kornea nakli için başvuran hastaların yaklaşık üçte birinin keratokonus tanısı aldığını söyleyen Kubaloğlu, hastalığın erken dönemde fark edilmesinin tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını ifade etti. Uzmanlar, özellikle sık göz ovuşturma alışkanlığı bulunan çocuklar ve gençlerde düzenli göz muayenesinin ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Kornea yapısındaki değişikliklerin erken dönemde tespit edilmesiyle hastalığın ilerlemesinin büyük oranda kontrol altına alınabildiği belirtiliyor.

Göz Ovuşturma Alışkanlığı Hastalığın İlerlemesine Neden Olabiliyor

Prof. Dr. Anıl Kubaloğlu, keratokonusun korneanın incelip sivrileşmesiyle ortaya çıkan ilerleyici bir göz hastalığı olduğunu söyledi. Hastalığın ilk belirtileri arasında gözlükle net görememe, göz numarasının kısa sürede değişmesi, iki göz arasında belirgin numara farkı oluşması, hızla ilerleyen astigmat, gece görüşünde zorlanma ve cisimleri gölgeli görme gibi şikâyetlerin yer aldığını belirtti.

Kaşıntı nedeniyle sık göz ovuşturmanın kornea dokusuna zarar verebildiğini ifade eden Kubaloğlu, özellikle çocuklarda bu alışkanlığın önlenmesinin önem taşıdığını vurguladı. Keratokonus şüphesi bulunan hastalarda detaylı göz muayenesinin yanı sıra kornea tomografisinin de düzenli olarak yapılması gerektiğini söyledi.

Erken Teşhis Tedavi Başarısını Artırıyor

Prof. Dr. Kubaloğlu, hastalığın erken evrede tespit edilmesi halinde çapraz bağlama (Cross-linking) yöntemiyle korneadaki bozulmanın ilerlemesinin büyük oranda durdurulabildiğini ifade etti. Bu tedavinin temel amacının hastalığın ilerlemesini kontrol altına almak olduğunu belirten Kubaloğlu, mevcut görme kusurunun tamamen ortadan kalkmasının her zaman mümkün olmayabileceğini, bazı hastaların gözlük veya kontakt lens kullanmaya devam edebileceğini söyledi.

Görme düzeyinin yetersiz kaldığı durumlarda korneaya özel sert veya hibrit kontakt lensler, kornea içi halka uygulamaları, topografi destekli lazer tedavileri ve ileri evrelerde kornea nakli gibi seçeneklerin değerlendirilebildiğini belirten Kubaloğlu, uygulanacak yöntemin hastanın kornea yapısı ve hastalığın evresine göre belirlendiğini aktardı.

Prof. Dr. Kubaloğlu ayrıca bazı Avrupa ve Uzak Doğu ülkelerinde uygulanan çocukluk dönemi kornea taramalarının Türkiye'de de hayata geçirilmesinin erken teşhis açısından önemli katkı sağlayabileceğini ifade etti.

Günün Diğer Haberleri