Modern yaşamın getirdiği sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve hareketsiz yaşam tarzı, obezite oranlarında ciddi bir artışa neden olurken, bu durum beraberinde birçok sağlık sorununu da getiriyor. Son yıllarda tıkayıcı uyku apnesi, yalnızca yetişkinlerde değil, genç bireylerde de sık görülmeye başlandı. Uyku sırasında solunumun tekrarlayan şekilde durmasıyla ortaya çıkan bu rahatsızlık, yaşam kalitesini düşürmenin ötesinde, diyabet, hipertansiyon, kalp hastalıkları ve beyin damar sorunları gibi ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor.
Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Tavşanlı, uyku apnesinin bazı bireylerde yapısal olarak daha sık görüldüğünü ve kilo alımının bu riski daha da artırdığını belirtti. Yapılan araştırmalara göre vücut ağırlığında %10’luk bir artış, uyku apnesi riskini 6 kata kadar yükseltebiliyor. Özellikle boyun yapısı kısa olan bireylerde, havayolunun daralması nedeniyle risk daha da belirgin hale geliyor.
Erken Teşhis Hayat Kurtarıyor
Uyku apnesinin tanısı, hastanın bir gecelik uyku süresince beyin aktiviteleri, solunum düzeni ve kalp ritminin izlendiği polisomnografi tetkikiyle konuluyor. Bu yöntem aynı zamanda rahatsızlığın şiddetini de belirlemeye yardımcı oluyor. Erken teşhis ve tedavi sayesinde hastalığın yol açabileceği ciddi komplikasyonların önüne geçmek mümkün olabiliyor.
Tedavide genellikle CPAP olarak bilinen sürekli pozitif hava basıncı sağlayan cihazlar kullanılıyor. Burundan takılan bir maske yardımıyla uygulanan bu yöntemle solunum kesintileri engelleniyor. Kilo kontrolüyle desteklenen bu tedavi yöntemi, sadece uyku kalitesini değil, genel sağlığı da olumlu yönde etkiliyor.
Uyku Apnesinin 9 Önemli Belirtisi
Gürültülü ve aralıklı horlama
Nefeste duraksamaların çevredekiler tarafından fark edilmesi
Boğuluyormuş hissiyle uyanmak
Gece sık sık tuvalete gitme ihtiyacı
Ense ve göğüs bölgesinde gece terlemeleri
Sabah yorgun kalkmak
Gün içinde sürekli uykulu hissetmek
Sabah baş ağrısıyla uyanmak
Unutkanlık, dikkat ve konsantrasyon problemleri
Bu belirtilerden birkaçını yaşayan bireylerin bir uzmana başvurması, yaşam kalitesinin korunması ve olası sağlık risklerinin önlenmesi açısından büyük önem taşıyor.