Bank of America (BofA), Türkiye ekonomisine ilişkin yayımladığı son analizinde, enflasyon ve politika faizi tahminlerinde yukarı yönlü revizyona gitti. Raporda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) net rezervlerinde yaşanan düşüşe dikkat çekilirken, siyasi belirsizliklerin piyasalarda dalgalanmaya yol açtığı ve bu durumun finansal istikrar açısından önemli etkiler yarattığı belirtildi.
Net Rezervlerde 23 Milyar Dolarlık Gerileme
Bank of America'nın raporuna göre, Türkiye'de yaşanan son gelişmelerin ardından Merkez Bankası'nın net rezerv pozisyonunda 21 ila 23 milyar dolar arasında bir düşüş kaydedildi. Özellikle döviz pozisyonlarındaki hareketlilik dikkat çekerken, bankanın analizinde şu ifadelere yer verildi:
“TCMB'nin net döviz rezervi yalnızca 3 gün içinde 11,2 milyar dolar azaldı. Toplam çıkışın %90’ı yabancı yatırımcı pozisyonlarındaki azalmadan kaynaklanıyor. Yerel döviz talebi ise sınırlı kaldı.”
Enflasyon Tahmini Yüzde 28,1’e Yükseldi
Bank of America, Türkiye için 2025 yıl sonu enflasyon tahminini önceki %25,7 seviyesinden %28,1’e çıkardı. Bu artışın temel nedenleri arasında, siyasi belirsizliklerin etkisiyle piyasada oluşan geçici oynaklıklar ve döviz kurundaki yükseliş yer aldı.
“Enflasyonun büyük kısmının Nisan ayında hissedileceğini, kısmen de Mart ayında geçişkenliğin etkili olacağını öngörüyoruz. Şu an için enflasyonist etkinin sınırlı kalması beklense de, durumun seyrine göre revizyonlar yapılabilir.”
Politika Faizinde Beklenti: Yüzde 32,5
Raporda, daha önce %30,5 olarak öngörülen yıl sonu politika faizi tahmininin %32,5’e çıkarıldığı bilgisi paylaşıldı. Banka, özellikle yerel dolarizasyon riski artarsa, TCMB’nin faiz artırımına gidebileceği ihtimalini göz önünde bulundurarak faiz beklentisini yukarı çekti.
“Eğer piyasa beklentisi yönünde siyasi belirsizlik azalırsa, şokların enflasyonist etkisi sınırlı kalabilir. Ancak döviz girişleri hızlanmazsa, Merkez Bankası daha yüksek reel faiz sunmaya yönelebilir.”
Döviz Borcu ve Tüketici Güveni Üzerine Tespitler
Bank of America, reel sektör verilerini de analiz ederek döviz borçlanmasının baskısı, tüketici güvenindeki gerileme ve finansal koşullardaki sıkılaşma gibi faktörlere dikkat çekti. 2025’in ilk çeyreğinde, geçen yılın son çeyreğine göre talepte zayıflama gözlendiği belirtilirken, TL cinsinden kredi faizlerinin de daha uzun süre yüksek kalacağı öngörüldü.