İran ve İsrail arasında artan gerilim, ardından ABD’nin İran’daki nükleer tesislere düzenlediği saldırılar, Hürmüz Boğazı’nda küresel lojistik akışını gündemin merkezine taşıdı. İran Meclisi’nden gelen “Boğaz kapatılabilir” yönündeki açıklamalar, küresel enerji ve lojistik sektörlerinde tedirginlik yarattı. Ancak uluslararası uzmanlara göre Hürmüz Boğazı’nın tamamen kapatılması düşük bir olasılık olarak değerlendiriliyor.
Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilerin sayısında hafif bir azalma gözlense de, global taşıma devleri geçişlerini sürdürüyor. Danimarka merkezli Maersk, Almanya merkezli Hapag-Lloyd ve Norveç merkezli Frontline gibi deniz taşımacılığı devleri, geçişlerin mümkün olduğunu ve güvenlik önlemlerinin artırıldığını duyurdu. Bu şirketler, olası saldırı veya GPS sinyali karartması gibi risklere karşı alternatif senaryoları da devreye almaya hazır olduklarını ifade etti.
Denizcilik sektörünü doğrudan etkileyen bir başka konu ise navigasyon sistemlerine yönelik müdahaleler. Son dönemde Hürmüz Boğazı çevresinde Gemi Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS) ve GPS sinyallerine yönelik kasıtlı karartma ya da bozma girişimlerinde artış yaşandığı bildirildi. Windward verilerine göre, ticari gemilerin yaklaşık yüzde 23’ü seyir esnasında sinyal kaybı nedeniyle rotasını belirlemekte güçlük yaşadı.
Küresel Risk Yönetimi Araştırma Başkanı Arne Lohmann Rasmussen, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı tamamen kapatmasının kendi ekonomik çıkarlarına da zarar vereceğini belirtti. Çin ve Katar gibi doğrudan düşman olmayan ülkelerle ilişkilerin bozulacağına işaret eden Rasmussen, İran’ın petrol ihracatının da sekteye uğrayacağını vurguladı. Bu nedenle İran’ın daha çok dolaylı müdahaleler veya sembolik baskılarla süreci yöneteceği öngörülüyor.
Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemiler için sigorta maliyetlerinde ciddi artış yaşanırken, artan navlun gelirleri bu durumu bir ölçüde dengelemeye başladı. Sigorta şirketleri risk değerlendirmelerini yenilerken, bazı tankerlerin kısa süreli olarak rota değişikliğine gittiği ancak sonra yeniden geçişe yöneldiği gözlemlendi.
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık üçte birinin geçtiği stratejik bir su yolu. Her gün yaklaşık 20 milyon varil ham petrol ve petrol türevi ürün, bu boğazdan geçerek büyük ölçüde Asya pazarlarına ulaştırılıyor. Aynı zamanda küresel sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ticaretinin yüzde 20’si de yine bu rota üzerinden sağlanıyor. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Katar gibi enerji üreticileri için Hürmüz Boğazı, küresel pazarlara açılan en hayati kapı konumunda.
Uluslararası taşımacılık şirketleri şu an için Hürmüz Boğazı’ndan geçişe devam ediyor. Ancak GPS sinyali müdahaleleri, olası füze saldırıları veya diğer fiziki tehdit unsurları yakından takip ediliyor. Şirketler, mevcut durumu gerçek zamanlı analizlerle değerlendirmeyi ve gerektiğinde acil senaryoları devreye almayı sürdürüyor.