Son günlerde Arjantin’den kalkan bir gemide görülen ve ölümle sonuçlanan hantavirüs vakaları, dünya genelinde yeniden gündeme geldi. Dünya Sağlık Örgütü tarafından yakından takip edilen gelişmeler sonrası birçok ülkede bilgilendirme yapıldı. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 12 ülkeye resmi bildirim geçildi. Hantavirüs enfeksiyonu daha önce Türkiye’de de görülmüştü. Uzmanlar, paniğe kapılmadan bilinçli hareket edilmesi gerektiğini belirtiyor.
Hantavirüs Nasıl Bulaşıyor
Hantavirüsün temel bulaş kaynağı kemirgenler olarak biliniyor. Farelerin dışkı, idrar ve salgılarının ortama karışmasıyla oluşan partiküllerin solunması sonucu virüs insana geçebiliyor. Özellikle uzun süre kapalı kalan garaj, bodrum, depo ve yazlık evler riskli alanlar arasında yer alıyor.Uzmanlara göre temizlik sırasında dikkatli olunması gerekiyor. Fare dışkısı bulunan alanların süpürülmesi önerilmiyor. Önce dezenfektanla ıslatılması, ardından maske ve eldiven kullanılarak temizlenmesi gerektiği belirtiliyor.
Belirtiler Neler
Hastalık ateş, ishal, bulantı ve kusma gibi belirtilerle başlayabiliyor. İlerleyen süreçte solunum sıkıntısı, kanama ve böbrek yetmezliği gibi ağır tablolar gelişebiliyor. Bu nedenle erken tanı ve hastaların yakından izlenmesi önem taşıyor. Virüse karşı özel bir tedavi bulunmadığı için destekleyici tedavi ve yoğun bakım desteği hayati önem taşıyor.
Türkiye İçin Risk Var Mı
Türkiye’de hantavirüs vakalarının en son 1997 yılında görüldüğü belirtiliyor. Dünya Sağlık Örgütü, şu an için Covid-19 benzeri geniş çaplı bir pandemi beklentisi olmadığını açıkladı. Hantavirüsün insandan insana bulaş riskinin düşük olduğu ifade ediliyor. Ancak nadir vakalar nedeniyle dikkatli olunması gerektiği vurgulanıyor.Uzmanlar, kemirgenlerle temas riskinin azaltılması ve hijyen kurallarına dikkat edilmesinin korunmada en etkili yöntem olduğunu belirtiyor.