Gemlik Depremleriyle İlgili Çarpıcı Açıklama: “7.2'lik Deprem Tezi Artık Geçersiz”

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Gemlik’teki depremlerin 23 Nisan'ın artçıları olduğunu belirtti; Marmara'da 7.2'lik deprem tezi geçerliliğini yitirdi dedi.

Gündem - 02-07-2025 16:52

Bursa'nın Gemlik ilçesinde son günlerde yaşanan depremler bölge halkında büyük tedirginliğe neden olurken, uzmanlardan gelen açıklamalar dikkat çekiyor. Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, 1 ve 2 Temmuz tarihlerinde meydana gelen 3.9, 4.2 ve 4.3 büyüklüğündeki depremlerin, 23 Nisan 2025’te Marmara Denizi’nde gerçekleşen 6.1 büyüklüğündeki depremin ardından oluşan artçı sarsıntılar olduğunu söyledi. Üşümezsoy, bu depremlerin, Kuzey Anadolu Fay Hattı’yla doğrudan ilişkili olmadığını, aksine bölgedeki normal faylarda gelişen hareketlilik sonucu oluştuğunu belirtti. Üşümezsoy’un değerlendirmelerine göre, depremlerin meydana geldiği fay hattı, Gemlik Körfezi’nden Orhangazi’ye uzanan doğu-batı yönlü, bölgedeki çöküntü alanlarını etkileyen yerel bir fay sistemi. Bu fay, paleozoik kayaçların güney sınırına denk gelen, bölgedeki gerilme sonucu oluşmuş bir hat olarak tanımlanıyor. Ayrıca son sarsıntıların, sadece Gemlik ve çevresinde değil, Orhangazi ve İzmit Körfezi gibi geniş bir alanda hissedildiği de gelen bilgiler arasında.

Üşümezsoy, Marmara Denizi’nde beklenen büyük depremin 7.2 büyüklüğünde olacağı yönündeki söylemlere de itiraz ederek, bu tezin artık geçersiz olduğunu ifade etti. Özellikle Silivri ile Yeşilköy arasında uzandığı ileri sürülen fay segmentinin aslında var olmadığına dikkat çeken Üşümezsoy, 23 Nisan’daki deprem sonrasında bu bölgede hiçbir artçı sarsıntının yaşanmamasını gerekçe gösterdi. Deprem uzmanı, geçmiş yıllarda da bu görüşünü haritalarla desteklediğini, ancak kamuoyunun büyük kısmının bu görüşe şüpheyle yaklaştığını dile getirdi. Son yaşanan depremler, onun yıllardır dile getirdiği tezi güçlendirmiş oldu. Bu fay segmentinde büyük bir kırılma olmadığı gibi, bölgenin jeolojik yapısına uygun bir stres dağılımının da gözlenmediği belirtildi.

Gemlik’te meydana gelen depremlerle ilgili olarak, Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın güney kolunun aktif olmadığına işaret eden Üşümezsoy, bu bölgedeki sismik hareketliliğin ana faydan çok, daha küçük ve yerel faylarda oluştuğunu vurguladı. İznik Gölü’nün güneyindeki fay hatlarının, geçmişten bugüne küçük çöküntü havzaları oluşturduğunu belirten uzman, yaşanan sarsıntıların bu yapılarla bağlantılı olduğunu ifade etti. Aynı şekilde Adalar Fayı hakkında da değerlendirmede bulunan Üşümezsoy, bu fayın aktifliğini yitirdiğini ve artık sismik olarak sessiz bir bölge olduğunu söyledi. Çınarcık ve Kumurgaz çukurları gibi bölgelerde ise hâlâ düşük büyüklükte artçıların devam ettiğini ve bu durumun da bölgedeki ikincil fayların hâlâ aktif olduğunu gösterdiğini dile getirdi.

23 Nisan’da Silivri açıklarında yaşanan 6.1 büyüklüğündeki depremin ardından oluşan stresin, Marmara’nın güney kesiminde özellikle Gemlik Körfezi gibi çöküntü alanlarında etkisini gösterdiği ve bu artçı sarsıntıların daha bir süre devam etmesinin olası olduğu belirtiliyor. Üşümezsoy’a göre, bu fay hattı üzerinde olan yapıların risk analizleri tekrar gözden geçirilmeli ve bölgenin aktif faylar dışında da sismik hareketliliğe açık olduğu unutulmamalı. Marmara’daki deprem riskine dair yapılan güncel değerlendirmeler, kamuoyunun da gözünü yeniden bu bölgeye çevirmiş durumda. Her ne kadar büyük bir sarsıntı beklenmese de, bölgenin mevcut jeolojik yapısı itibarıyla dikkatli bir şekilde izlenmesi gerektiği uzmanlar tarafından sıkça dile getiriliyor.

Günün Diğer Haberleri