Boğazda sürekli takılma hissi, geçmeyen öksürük, gıcık, ses kısıklığı ve sık sık boğaz temizleme ihtiyacı yaşayan birçok kişi bu şikayetleri üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla ilişkilendiriyor. Ancak uzmanlara göre, mide yanması görülmeden de ortaya çıkabilen "Sessiz reflü" ya da tıbbi adıyla "Laringofaringeal reflü", benzer belirtilere yol açabiliyor. Hastalığın en dikkat çeken yönlerinden biri ise klasik mide reflüsündeki yanma ve ekşime şikayetlerinin çoğu zaman görülmemesi. Bu nedenle hastalar uzun süre farklı branşlarda tedavi arayışına girebiliyor. Uzmanlar, uzun süredir devam eden boğaz şikayetlerinde sessiz reflü ihtimalinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirterek erken tanının tedavi sürecinde önemli rol oynadığına dikkat çekiyor.
Sessiz Reflü Hangi Belirtilerle Ortaya Çıkıyor?
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Muhammed Ali Özçelik, sessiz reflüde mide içeriğinin ve pepsin enziminin yemek borusunun üst bölümüne kadar ulaşabildiğini belirtiyor.Bu durum boğaz dokusunda tahrişe yol açarken boğazda takılma hissi, ses kalitesinde değişiklik, sürekli boğaz temizleme isteği, gıcık, geçmeyen öksürük ve yutkunurken yabancı cisim hissi gibi şikayetler görülebiliyor. Tanı ise endoskopik muayene sırasında yemek borusunun giriş bölgesindeki değişikliklerin değerlendirilmesiyle konulabiliyor.
Tedavide Beslenme Düzeni Önem Taşıyor
Uzmanlara göre sessiz reflü tedavisinde ilaçların yanında günlük yaşam alışkanlıklarının düzenlenmesi de büyük önem taşıyor.Hazır ve paketli gıdalar, gazlı içecekler, kahve, çay, çikolata, turunçgiller ve turşu gibi asit oranı yüksek besinler şikayetleri artırabiliyor. Sigara ve alkol kullanımının da hastalığı tetikleyebildiği belirtiliyor.Gece geç saatlerde yemek yememek, tok karnına uyumamak ve dengeli beslenmek gibi yaşam tarzı değişikliklerinin tedavinin başarısını artırdığı, doğru tedavi planıyla hastaların yaşam kalitesinin yükseldiği ifade ediliyor.