Dünyanın en sessiz yeri olarak bilinen "Anechoic Chamber" (Yankısız Oda), insan duyuları üzerinde olağanüstü etkiler yaratıyor. Odada 45 dakikadan fazla kalmanın tehlikeli olabileceği belirtilirken, içeride kalanlar kendi vücut seslerini bile yüksek bir şekilde duyabiliyor.
Gerçek Sessizliği Deneyimlemek Mümkün
Odanın tasarımcısı Steven Orfield, bu olağanüstü ortamın insan psikolojisi üzerindeki etkilerine dikkat çekerek şunları söylüyor:
“İçeri girenleri tamamen karanlıkta oturmaya davet ediyoruz. Oda ne kadar sessiz olursa, duyacağınız şeyler o kadar fazla olur.”
Odaya giren kişiler, kalp atışlarını, akciğerlerinin çalışmasını hatta midelerinin gurultularını bile yüksek bir sesle duyabiliyor.
1990’larda İnşa Edildi, Titreşimlerden Bile İzole Edildi
1990’lı yıllarda inşa edilen Yankısız Oda, 70 cm uzunluğundaki özel köpük paneller ile kaplı olup, ses dalgalarını tamamen emerek yankının oluşmasını engelliyor. Ağır beton duvarlar dış dünyadan gelen tüm sesleri keserek içeri girenleri mutlak bir sessizliğe hapsediyor.
En dikkat çekici özelliklerinden biri ise yer altı titreşimlerinden bile izole edilmiş olması. Oda, Londra’daki metro hatlarının hemen üzerinde yer almasına rağmen, özel yaylar üzerine monte edildiği için titreşimlerin içeri ulaşması engelleniyor.
Beyin Bu Ortama Alışmakta Zorlanıyor
Sessizliğin yoğunluğu nedeniyle insan beyni bu durumu algılamakta zorlanıyor ve denge kaybı, baş dönmesi gibi etkiler ortaya çıkabiliyor.
Orfield, bu odada geçirilen sürenin fiziksel ve psikolojik değişimlere yol açabileceğini vurguluyor:
"Anechoic Chamber’da insan, sesin kendisi haline gelir."
İçeride fazla vakit geçirenlerin görme ve duyma algılarının değişebileceği ve bazılarının 45 dakikadan fazla kalamayarak odadan çıkmak istediği belirtiliyor.