Gebeliği önleme amacıyla yaygın şekilde kullanılan doğum kontrol hapları, son yıllarda kanser riskiyle olan potansiyel ilişkileri nedeniyle yeniden tartışma konusu haline geldi. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tıraş, bu ilaçların meme dokusu üzerindeki etkilerine ve kullanım koşullarına dair önemli açıklamalarda bulundu. Bilimsel araştırmalar da doğum kontrol haplarının bazı kullanıcı gruplarında risk faktörü oluşturabileceğini gösteriyor.
Hangi Durumlarda Kullanılmamalı?
Doğum kontrol haplarının belirli sağlık durumlarında kullanılmaması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Tıraş, özellikle şu grupların dikkatli olması gerektiğini belirtiyor:
Meme kanseri, karaciğer hastalığı, diyabet, hipertansiyon, damar hastalığı, inme veya migren geçmişi olanlar
Bu gruplarda doğum kontrol hapı kullanımı sağlık açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği için mutlaka hekim kontrolünde karar verilmesi gerekiyor.
Uluslararası araştırmalar, doğum kontrol haplarının doğrudan kanser yapıcı etkisi olmadığını ancak özellikle meme kanseri riski taşıyan kadınlarda düşük de olsa risk artışı gözlemlendiğini ortaya koyuyor. Yapılan uzun vadeli KOHORT çalışmaları, bu ilaçları uzun süre kullanan bazı kadınlarda meme kanseri riskinin hafif şekilde arttığını gösterdi. Bu artış, genellikle hapların östrojen ve progesteron içerikli yapısının meme dokusundaki hücreleri uyarma potansiyeline bağlanıyor.
Doğum kontrol hapları, kadın vücudundaki doğal hormonlara benzer yapıdaki östrojen ve progesteron içeriyor. Bu hormonlar, meme dokusundaki epitel hücreleri etkileyerek hücre çoğalmasını artırabiliyor. Özellikle östrojen ve progesteron reseptörü pozitif meme dokularında bu uyarım, kitle ya da kist oluşumuna zemin hazırlayabiliyor.
Meme kanserlerinin yaklaşık %80’i bu hormonlara duyarlı reseptörleri taşıyor. Bu da doğum kontrol haplarının meme kanseriyle ilişkilendirilmesinin temel nedenlerinden biri olarak gösteriliyor.
Araştırmalar, doğum kontrol haplarının kullanım süresiyle birlikte riskin kademeli olarak artabileceğini ancak bırakıldıktan sonra bu riskin zamanla azalabileceğini gösteriyor. Bazı çalışmalarda bırakıldıktan sonraki 10 yıl içinde riskin normale döndüğü belirtilirken, bazı çalışmalarda bu sürenin daha uzun olabileceği ya da riskin tamamen ortadan kalkmayabileceği ifade ediliyor.
Doğum kontrol haplarının meme kanseri dışında da bazı yan etkileri bulunabiliyor. Bunlar arasında: Pıhtı oluşumu riski: Kalp krizi, inme ve akciğer embolisine yol açabilir Hipertansiyon: Nadir de olsa tansiyon yükselmesine neden olabilir Safra kesesi sorunları: Özellikle uzun süreli kullanımlarda görülebilirBu nedenle, özellikle ailesinde meme kanseri öyküsü bulunan ya da riskli grupta yer alan kadınların bu ilaçları kullanmadan önce detaylı sağlık taramasından geçmesi öneriliyor. Jinekolojik hastalıklar nedeniyle doğum kontrol hapı kullanması gereken kişilerin ise tedavi sürecinde meme cerrahisi uzmanları tarafından takip edilmesi tavsiye ediliyor.