Doğu Karadeniz’de Üç İstilacı Tür Tarımsal Üretimi Zorluyor

Doğu Karadeniz’de kahverengi kokarca, turunçgil uzun antenli böceği ve yalancı kelebek tarımsal üretimi tehdit ediyor. Uzmanlar sürekli mücadele çağrısı yaptı.

Gündem - 23-02-2026 14:51

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde tarımsal üretim, aynı ekosistem içinde etkili olan üç farklı istilacı türün baskısı altında bulunuyor. Geniş yayılım alanına sahip kahverengi kokarca başta fındık olmak üzere birçok üründe kalite ve verim kaybına yol açarken, lokal ölçekte görülen ancak yüksek tahrip gücü bulunan turunçgil uzun antenli böceği ağaç gövdelerinde açtığı galerilerle bitkileri zayıflatıyor. Geçmiş yıllarda yoğun popülasyona ulaşan yalancı kelebek ise doğal düşman baskısı nedeniyle gerileme sürecine girmiş durumda. Uzmanlar, bölgenin ılıman iklim yapısının bu türlerin tutunmasını kolaylaştırdığını ve mücadelenin kesintisiz sürdürülmesi gerektiğini belirtiyor.

Bölgede özellikle hasat dönemine yaklaşırken kahverengi kokarcanın verdiği zararın arttığı, bunun da doğrudan üreticinin gelirine yansıdığı ifade ediliyor. Turunçgil uzun antenli böceğinin tespit edildiği alanlarda ise karantina uygulamaları devreye alınıyor, enfekte ağaçlar sahadan çıkarılarak yayılım hattı daraltılmaya çalışılıyor.

Kahverengi Kokarca Ve Turunçgil Uzun Antenli Böceği Yakın Takipte

En yaygın tür olarak öne çıkan kahverengi kokarca, fındık başta olmak üzere birçok tarım ürününde kalite kaybına neden oluyor. Özellikle ürünün olgunlaşma döneminde artan zarar oranı ekonomik kaybı büyütüyor. Lokal düzeyde görülen turunçgil uzun antenli böceği ise ağaç gövdelerinde açtığı galerilerle bitkinin su ve besin iletimini zayıflatıyor.Yetkililer, erken uyarı sistemleri ve feromon tuzaklarının kullanımının yaygınlaştırıldığını, enfekte alanlarda hızlı müdahale ile yayılımın sınırlandırılmasının hedeflendiğini bildiriyor.

Yalancı Kelebekte Doğal Denge Etkisi

Geçmişte yoğun popülasyona ulaşan yalancı kelebek türünün ise doğal düşman baskısı sayesinde gerilediği belirtiliyor. Ancak uzmanlar, popülasyonun tamamen ortadan kalkmadığını ve iklim koşullarına bağlı olarak yeniden artış gösterebileceğini vurguluyor.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kibar Ak, istilacı türlerle mücadelede en etkili yöntemin tespit ve takip olduğunu ifade etti. Ak, biyolojik mücadelenin öncelikli yöntem olduğunu, ardından kültürel uygulamalar ve gerekli durumlarda kimyasal mücadelenin devreye alınabileceğini belirtti.Uzmanlar, Doğu Karadeniz’in yazı ve kışı sert geçmeyen iklim yapısının istilacı türlerin çoğalmasını kolaylaştırdığını, bu nedenle mücadelenin planlı ve sürekli şekilde yürütülmesinin önem taşıdığını kaydediyor.

Günün Diğer Haberleri