Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölümü Sismoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Özgenç Akın, Doğu Karadeniz bölgesinde artan yapılaşma ve deprem riskiyle ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Akın, özellikle dere yatakları, heyelanlı alanlar ve dolgu zeminler üzerine kurulan yapıların ciddi risk oluşturduğunu vurguladı. Bölgenin doğal yapısının zorluğuna dikkat çeken uzmanlar, yerleşimlerin bu riskli zeminler üzerine inşa edilmesinin ileride büyük sorunlara yol açabileceğini ifade ediyor.
Trabzon başta olmak üzere Doğu Karadeniz’in birçok yerinde yerleşim alanlarının coğrafi zorunluluklarla sınırlı olduğuna dikkat çeken Dr. Akın, bu nedenle yapıların dere kenarlarına ve dolgu alanlarına kaydığını belirtti. Zemin özelliklerinin dikkate alınmadan yapılan bu tür yapılaşmalar, özellikle deprem anında ciddi tehlikelere yol açabiliyor.
Zemin Etüdü Uyarısı: "Parsel Bazında Risk Dönemi Başladı"
Dr. Akın, Türkiye genelindeki yapı stoğunun büyük oranda risk taşıdığını belirterek, “1999 ve 2018 deprem yönetmelikleriyle bazı iyileşmeler sağlansa da, şu anda ülke genelinde yapıların yüzde 80 ila 90’ı riskli. Artık ‘deprem bölgeleri haritası’ yerine, her yapı için ‘parsel bazında risk’ değerlendirmesi yapılmalı” dedi.
Zemin etüdü yapılmadan inşa edilen binaların, sadece deprem değil, zamanla oluşabilecek kayma ve zemin oturmaları nedeniyle de güvenliğini yitirebileceği belirtiliyor. Bu yüzden vatandaşların yapılarını inşa ettirmeden önce, bulundukları bölgeye özel zemin analizlerini mutlaka yaptırmaları gerektiği ifade ediliyor.
Depremin engellenemez bir doğa olayı olduğuna vurgu yapan Akın, “Deprem yağmur gibidir. Yağarken nasıl şemsiyemizi alıyorsak, deprem için de hazırlıklı olursak zarar görmeyiz” şeklinde konuştu. Uzmanlar, afet bilincinin topluma yayılması ve zemin ile yapı güvenliğine öncelik verilmesi gerektiğini dile getiriyor.