Diskopolis ile Türkçe Pop Müziğine Yeni Bir Ritim: "Müzik Bizim İçin Oyun Gibi"

Diskopolis, Bilge Kağan Etil ve Mert Çodur’un elektronik pop projesi olarak Türkçe pop müziğe eğlenceli ve samimi bir soluk getiriyor.

Gündem - 29-06-2025 12:57

Elektronik ritimlerle samimi sözlerin buluştuğu Diskopolis, Türkçe pop müziğe genç, enerjik ve yenilikçi bir soluk kazandırıyor. Bilge Kağan Etil ve Mert Çodur’un güçlerini birleştirerek kurduğu bu müzik projesi, dinleyiciyle kurduğu doğal bağ sayesinde kısa sürede dikkat çekmeyi başardı. Henüz iki şarkıyla yola çıkan grup, “Soft Öpücük” ve “Sevda Çiçeğim” parçalarıyla dijital listelerde yer edinerek sektöre sağlam bir adım attı. İkili, projeye başlarken ilhamlarını Hande Yener’in disko dönemlerinden aldı. Bu yaklaşım, onların kendilerine ait müzikal dili oluşturmalarında önemli bir rol oynadı.

Diskopolis’in temelleri 2019 yılında atıldı. O dönemde tanışan Mert ve Bilge, sık görüşmeseler de birbirlerinin işlerini takip etmeye devam etti. Ortak bir üretim fikri ise Mert Çodur’un yapım şirketinden ayrıldığı dönemde gündeme geldi. Başta yalnızca Hande Yener için bir şarkı hazırlamak amacıyla bir araya gelen ikili, arka arkaya gelen üretimlerle “Neden bir grup olmayalım?” diyerek yola çıktı. Diskopolis ismi ise “disko şehri” anlamına geliyor. Sadece kulağa hoş gelmesi değil, aynı zamanda hissiyatı ve enerjiyi de yansıtmasıyla tercih edilen bu isim, ikilinin yaratmak istediği dünyayı tanımlıyor.

Diskopolis’te söz ve beste süreçleri tamamen birlikte ilerliyor. Şarkılar stüdyoda geçirilen birkaç saatlik doğaçlama seanslarında ortaya çıkıyor. Onlar için müzik yapmak bir görev ya da üretim baskısından öte, bir oyun gibi. Bilge Kağan Etil, Diskopolis’teki üretim sürecini “en doğal halimiz” sözleriyle tanımlıyor. 16 parçalık özgün bir repertuvar oluşturan grup, enerjik sahne performanslarıyla da ön plana çıkmayı hedefliyor.

Projede yer alan isimlerden Mert Çodur, genç yaşlardan itibaren sektörde aktif bir rol üstlenmiş bir isim. Murat Boz, İrem Derici, Berkay ve Zeynep Bastık gibi sanatçılara verdiği şarkılarla adını duyuran Çodur, söz ve beste üretimindeki hız ve verimlilik konusunda kendine güveniyor. Bu da Diskopolis’in üretim gücünü besleyen temel kaynaklardan biri.

Grubun son şarkısı olan “Sevda Çiçeğim”, Mert Çodur’un son dönemde yaşadığı kişisel deneyimlerden esinlenerek yazılmış. Hayatta bazı ilişkilerden ya da iş birliklerinden vazgeçmenin de bir dönüşüm süreci olduğunu anlatan şarkı, dans ritimleri eşliğinde duygu yoğunluğu sunuyor. Bu parça, dinleyiciye yalnızca eğlence değil, düşünme alanı da sunmayı hedefliyor.

Diskopolis’i özgün kılan unsurlardan biri de geçmişe kıyasla tamamen farklı bir evrende var olması. Bilge Kağan Etil için bu geçiş, KÖFN’deki melankolik yapının aksine daha özgür, eğlenceli ve sahneye uygun bir müzikal alan yaratmak anlamına geliyor. KÖFN projesini sona erdirme kararını “Kendimi ifade edememeye başladım” diyerek açıklayan Etil, bu yeni başlangıcı korku değil, içsel bir ihtiyaç olarak tanımlıyor. Ona göre bir üretimin sürdürülebilir olması, ancak samimiyetin korunmasıyla mümkün.

Diskopolis, yalnızca müzikle değil, yarattığı samimi ve içten atmosferle de dikkat çekiyor. Birlikte geçirilen zamanlarda ortaya çıkan şarkılar, müziği adeta bir oyun alanına dönüştürüyor. Grup üyeleri zamanlarının büyük kısmını stüdyoda geçiriyor, evde sohbet ederken ya da yemek yerken bile yeni bir fikir doğabiliyor. Bu doğal ve içten süreç, Diskopolis’in müziğine doğrudan yansıyor.

İlerleyen dönemde Diskopolis’ten sahne performansları, yeni tekliler ve belki de Hande Yener’le olası bir iş birliği bekleniyor. Enerjisi yüksek, duygusu güçlü ve yenilikçi bir çizgide ilerleyen grup, Türkçe pop sahnesinde uzun süre konuşulacak gibi görünüyor.

Günün Diğer Haberleri