İstanbul Silivri açıklarında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremin ardından kent genelinde yaşanan panik, yalnızca sokaklara değil, internet alışveriş platformlarına da yansıdı. Vatandaşlar, geceyi dışarıda geçirebilmek için hızla çadır, deprem çantası ve ilk yardım seti gibi temel ihtiyaç malzemelerine yönelirken, bu yoğun talep bazı satıcılar tarafından fahiş fiyat artışlarıyla karşılandı.
E-Ticarette Fiyatlar Saatler İçinde Değişti
Depremin hemen ardından, popüler e-ticaret sitelerinde yaşanan ani talep artışı, pek çok ürünün saatler içinde fiyatlandırılmasının güncellenmesine neden oldu. Örneğin, dün sabah saatlerinde 373 TL’ye satışta olan bir acil durum çantası, depremin ardından 465 TL’ye yükseldi. Bu artış yüzde 24’lük bir zam anlamına geliyor. Aynı şekilde, ilk yardım setleri de yüzde 77’ye varan artışlarla dikkat çekti. Depremden önce 219 TL olan bir set, 389,50 TL’ye kadar çıkarıldı.
En çarpıcı fiyat artışı ise büyük kapasiteli çadırlarda gözlemlendi. 10 kişilik, iki odalı bir çadırın fiyatı, deprem öncesinde 8.711 TL iken, birkaç saat içinde 9.480 TL’ye çıktı. Sosyal medyada bu artışlar "krizi kazanca çevirme çabası" olarak nitelendirildi. Pek çok yurttaş, ekonomik olarak zaten zor bir dönemden geçerken bu tür uygulamaların mağduriyetleri derinleştirdiğini dile getirdi.
Uzmanlardan Denetim Çağrısı: “Ticari Vicdan Sınıfta Kaldı”
Tüketici hakları dernekleri ve afet yönetimi uzmanları, kriz dönemlerinde yapılan bu tür zamların etik ve hukuki açıdan denetlenmesi gerektiğini vurguladı. Uzmanlar, başta e-ticaret platformları olmak üzere dijital satış kanallarının fiyat politikalarının kontrol altına alınması gerektiğine dikkat çekti. Tüketici örgütleri, fahiş fiyat uygulayan satıcılara ağır yaptırımlar uygulanması çağrısında bulundu.
Tepkilerin artmasıyla birlikte sosyal medya üzerinden örgütlenen gönüllü gruplar, ücretsiz çadır ve acil yardım ekipmanı dağıtımı için kampanyalar başlattı. Yardımseverlerin desteğiyle hazırlanan dayanışma ağları, özellikle dar gelirli ailelere destek olmayı hedefliyor. Bu girişimler, bir yandan devletin yetersiz müdahale hızı eleştirilerine yol açarken, diğer yandan toplumun dayanışma gücünü yeniden ortaya koydu.
Vatandaş: “Doğal Afet Yetmiyor, Bir de Ekonomik Afet Yaşıyoruz”
Deprem sonrası yalnızca doğayla değil, ekonomik şartlarla da mücadele etmek zorunda kalan vatandaşlar, fiyat artışlarının denetimsizliğini ve kamu kurumlarının yavaş refleksini eleştiriyor. “Depremi atlattık ama temel ihtiyaçlarımızı karşılayamıyoruz” diyen yurttaşlar, devletin daha etkin ve hızlı müdahale etmesi gerektiği konusunda hemfikir.