Netflix’in “The Queen’s Gambit” dizisindeki Beth Harmon karakteriyle dünya çapında tanınan başarılı oyuncu Anya Taylor-Joy, tatil için Türkiye’yi tercih etti. Hollywood’un yükselen yıldızlarından biri olan Taylor-Joy, Muğla’nın Ortaca ilçesinde görüntülendi. Sessizliği ve doğasıyla bilinen bölgede mütevazı bir tatil geçirdiği gözlemlenen oyuncunun, yerel halkla kurduğu samimi iletişim dikkat çekti.
Ortaca sokaklarında rahat tavırlarıyla dolaşan Anya Taylor-Joy’un yanında yakın arkadaşlarının da bulunduğu öğrenildi. Herhangi bir koruma ya da yoğun güvenlik önlemi olmadan halk arasında dolaşmayı tercih eden oyuncu, bölgedeki doğa yürüyüşleri ve geleneksel lezzetleriyle de ilgilendi. Ziyareti sırasında yerli halktan olumlu tepkiler aldığı bildirildi.
Taylor-Joy’un Türkiye tatili yalnızca dinlenmeyle sınırlı kalmadı. Ünlü oyuncu, Antalya’nın Demre ilçesi sınırlarında yer alan ve Likya medeniyetine ait önemli yerleşimlerden biri olan Lymra Antik Kenti’ni de ziyaret etti. Burada geçirdiği zamanı sosyal medya hesabı üzerinden paylaşan Taylor-Joy’un, antik kentin içinden geçen dereye girerek yüzdüğü anlar takipçileri tarafından büyük ilgiyle karşılandı.
Lymra Antik Kenti, dağlık arazisi, kaya mezarları, tiyatro kalıntıları ve çevresindeki doğal akarsularla hem kültürel hem de doğal miras açısından öne çıkan bir alan olarak biliniyor. Tarih ve doğa tutkusunu daha önce yaptığı açıklamalarda sık sık dile getiren oyuncunun, bu bölgeye yaptığı ziyaret, hayranları tarafından takdirle karşılandı.
Amerikan sinema sektöründeki hızlı yükselişiyle dikkat çeken Anya Taylor-Joy, hem televizyon hem de beyaz perdedeki projeleriyle büyük bir izleyici kitlesine ulaşmış durumda. Türkiye tatilinde sergilediği doğallık, sadelik ve içtenlik, oyuncunun yalnızca bir yıldız değil, aynı zamanda ulaşılabilir bir figür olarak algılanmasını sağladı.
Paylaşımlarıyla milyonlarca takipçisinin dikkatini Türkiye’ye çeken Taylor-Joy’un, bölge turizmine de dolaylı katkı sunduğu değerlendiriliyor. Oyuncunun tatiline dair yeni paylaşımlarının gelmesi beklenirken, özellikle Likya bölgesindeki tarihi alanların yeniden gündeme gelmesi, bölgedeki turizm profesyonelleri açısından da olumlu bir gelişme olarak yorumlanıyor.