Moda dünyasının en ikonik isimlerinden biri olan Anna Wintour, Vogue Dergisi’nin 37 yıllık Genel Yayın Yönetmenliği görevine veda ediyor. Küt saç kesimi ve koyu renk gözlükleriyle markalaşan Wintour, yıllar boyunca yalnızca bir derginin başında değil, aynı zamanda tüm moda dünyasında yön belirleyen bir figür olarak yer aldı.
75 yaşındaki Anna Wintour, Vogue çalışanlarına yaptığı açıklamada görevinden ayrıldığını duyurdu. Ancak bu vedası Vogue ile tüm bağlarının koptuğu anlamına gelmiyor. Wintour, derginin yayıncısı olan Conde Nast bünyesinde küresel içerik sorumluluğu görevini sürdürmeye devam edecek. Aynı zamanda Vogue’un tenis ve tiyatro editörlüğünü de bırakmayacağını dile getirdi.
Vogue’a getirdiği yenilikçi vizyonla tanınan Wintour, 1988 yılında baş editör olarak göreve başladığında ilk kapakta bir modelin kot pantolon giymesine onay vererek ezber bozmuştu. Yıllar içerisinde yalnızca moda akımlarını değil, kapakta kimlerin yer alacağından Met Gala’nın dönüşümüne kadar sayısız alanda etkili oldu.
Moda dergisini yalnızca bir yayın değil, kültürel bir güç haline getiren Anna Wintour, daha az bilinen modellere ve uygun fiyatlı parçalara kapakta yer vererek haute couture dünyasına yeni bir soluk getirdi. Eleştirilere rağmen çizgisini bozmayan Wintour, hem saygı duyulan hem de çekinilen bir figür oldu. “Şeytan Marka Giyer” filmindeki Miranda Priestly karakteriyle özdeşleştirilmesi, onun sert ve kararlı iş disiplinini kamuoyuna yansıtan bir unsur haline geldi.
1995’ten bu yana Met Gala’yı organize eden, 2009’da başlattığı Fashion’s Night Out gibi etkinliklerle sektörü küresel düzeyde canlandıran Wintour, aynı zamanda tenis tutkusu ve çalışma disipliniyle de öne çıkıyor. Güne sabah 4.30’da tenisle başlayan Wintour, yıllar boyunca gösterdiği azimle sadece moda değil, iş dünyasında da bir ilham kaynağı oldu.
Wintour’un görevden ayrılışıyla birlikte, Vogue’da yeni bir dönemin kapıları aralanıyor. Moda dünyası şimdi, onun mirasını devralacak ismin kim olacağını merakla bekliyor.