3 bin yıllık fındığın bulunduğu kutsal şehirdeki kazılar tam 20 yıldır aralıksız şekilde devam ediyor. Samsun’un Vezirköprü ilçesindeki Oymaağaç Höyüğü’nde, Hititlerin kutsal kenti olarak bilinen Nerik’te yürütülen arkeolojik kazılar, bilim dünyasında büyük ses getirmeye devam ediyor. Kazıların başında bulunan Prof. Dr. Rainer M. Czichon, bugüne kadar elde edilen buluntular arasında Karadeniz’in en eski fındığı ile birlikte, dünyada sadece üç örneği bulunan antik çapalardan birinin burada gün yüzüne çıkarıldığını açıkladı.
Hititlerin ‘hava tanrısı’na adadığı şehir olarak bilinen Nerik’te yürütülen kazı çalışmaları kapsamında; Almanya, ABD, Avustralya ve Türkiye’den gelen uzmanların katkılarıyla önemli tarihi bulgulara ulaşıldı. Özellikle Hititlerin kutsal su kaynağı olarak kabul ettiği, 52 basamaklı tünel şeklindeki yapıda yapılan kazılarda, 3 bin yıllık fındık kabukları, bronz aletlerle kesilmiş ahşap parçaları ve dokuma tezgahı parçaları ortaya çıkarıldı.
Kazı Başkanı Czichon, “Bu alan, sadece altın ya da değerli taş değil, botanik hazineler açısından da benzersiz” diyerek, buluntuların çoğunun Demir Çağı’na tarihlendiğini belirtti. Ahşap buluntular arasında dokuma tezgah parçaları, bir boyunduruk parçası, bir sapan ucu ve dünyada eşine az rastlanır bir tarım çapası yer alıyor. Bu çapaların sadece ikisi Mısır’da bulunmuşken, üçüncüsünün Türkiye’de ortaya çıkmış olması arkeolojik açıdan büyük önem taşıyor.
Prof. Dr. Czichon ayrıca, bölgede bulunan fındık kalıntılarının karbon testleriyle 15. yüzyıl M.Ö. dönemine ait olduğunu ve bu nedenle “Karadeniz’in en eski fındığı Oymaağaç’tan geldiğini söyleyebiliriz” ifadesini kullandı. Bu bulgu, fındığın Anadolu topraklarındaki köklü geçmişine dair bilimsel bir kanıt niteliğinde.
yılına ulaşan kazı çalışmaları kapsamında Samsun Müzesi’nde düzenlenen “Oymaağaç Höyük-Nerik Kazıları 20. Yılı Vezirköprü Arkeoloji ve Kültürel Miras Çalıştayı” ise bilim insanlarını bir araya getirdi. Çalıştaya Samsun Vali Yardımcısı Hançer Baştürk, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Pınar Sumer, İl Kültür ve Turizm Müdürü Süleyman Demirtaş ve birçok akademisyen katılım sağladı.
Sunumlar kapsamında, Hitit belgelerinde geçen kült kentleri ve tarihi izler, biyolojik arkeoloji bulguları ve insan kalıntılarındaki izler gibi farklı başlıklar ele alındı. Çalıştayın ikinci gününde ise kazı alanında çeşitli etkinlikler gerçekleştirilmesi planlanıyor.